TÜRK TELEKOM ve diğer GSM Operatörlerinin telefon hatları Ne kadar Güvenli?

Telefon görüşmeleri esnasında hatta girerek kişileri uygunsuz tekno-psikolojik telkinlere maruz bırakmak gibi ahlaka ve yasalara aykırı işler yapan taşeron dijital suç şebekeleri GSM operatörlerine kadar sızan ekiplerin desteğiyle insanlık dışı daha birçok suça imza atıyor. Bilinçaltını hedef alan telkinler yedisinden yetmişine sıradan vatandaşlara uygulanıyor. Suç şebekeleri müşterilerinin talepleri doğrultusundan hedefe koydukları insanlara büyük zararlar veriyor.  

BAŞTA TÜRK TELEKOM olmak üzere ülkede hizmet veren GSM operatörlerinde  yapılan görüşmelerin bilinçaltını hedefleyen düşük frekanslarla manipule  edildiğine dair herhangi bir bulgunun araştırılıp araştırılmadığı sorusu bu noktada önem arz etmektedir.
Emperyalizm her zaman topla tüfekle gelip saldırmaz. Teknolojinin içine doğan Z kuşağının maruz kaldığı dijital saldırılardan onları S-400 savunma sistemleriyle koruyamazsınız.  Yeni jenerasyonu kendi toplumunun öz değerlerinden uzağa, bilinmedik yerlere savurarak bunu zaten ziyadesiyle "başaracaklarının" farkındalar.

Milli İstihbarat konusu olan Türk Telekom'u,  yıllarca içini boşalttıktan sonra şirketi borç batağında bırakıp ellerini kollarını sallayarak çekip giden Hariri'lere emanet ederken kendi yurttaşınızın internet ve telefon güvenliğini sağlama garantisi verebilir misiniz?

Çocuk dahi olsa  insan, kolayca manipüle edilebilecek bir robottan çok daha fazlasıdır ve  üstün bir varlıktır. Basit elektronik cihazlar gibi uzaktan kumanda edilmesi o kadar kolay  iş değildir. ANCAK özellikle son 8-10 yıldır internet teknolojilerinin baş döndürücü hızı ve yapay zekanın karanlık odaklarca kolay erişilebilir bir araca dönüşmesi bu durumu İNSANLIĞIN aleyhine çevirmiştir. Saldırılar çok boyutlu, koordine ve sofistike bir hal almıştır. 

Kurgusal dünyaya bilgisayar oyunlarından aşina olan Z kuşağını gerçeklikten koparmak maalesef çok daha kolaydır. Biz büyükler olarak, hangi inanç ve etnik kökenden olursak olalım çocukların maruz kaldığı kontrolsüz örtük yönlendirme ve saldırılara karşı üzerimizdeki büyük sorumluluğu hatırlamak zorundayız. HERKES kendi dar çıkarlarının peşinden koşmakta ısrar ettiği müddetçe sorunlara nihai çözümler bulmak mümkün olmaz. Devlet kurumlarında sorunun farkına varıldığına dair bir irade sergilenmedikçe kimsenin kendiliğinden bu ortak sorumlulukların farkına varamayacağı da açıktır.

Düşük Frekanstan yapılan negatif telkinlerde duygu manipulasyonu

Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Sağ ve sol paramilitarizmin kirli işlerini ailemizden ve çocuklarımızdan uzak tutun!