Nedir bu "Kazım Kızıl Vakası"

Alis'in aktarımına göre sosyal medyada takip ettiği aktivistlerden biri olan belgeselci Kazım Kızıl ile 2016'ya kadar ara ara bir iki  defa mesajlaşmaları oluyor. Birinde köy çocuklarına kullanılmayan dijital fotoğraf makinelerinin bağışı, bir diğerinde bedelli askerlik için yardım istediği kampanya falan... Dünyaya benzer açılardan bakıyor olmanın samimiyetinden olsa gerek İstanbul'a yolu düştüğünde birer kahve sözleri olmuş aralarında. 2016 yılında Kazım Kızıl bir akşam messenger'den Alis'e İstanbul'da Kadıköy'de olduğunu söylemiş. Ancak saat çok geç olduğu için Alis Kazım Kızıl'a bir buluşma yada davette bulunmadığını aktarıyor. Ne var ki, saatin geç olmasına rağmen Kazım Kızıl'ın "dostane" yaklaşımla buluşma önerisine tamam diyor. İstanbul'da yaşıyor olmanın verdiği bir ev sahibi geleneğiyle Kazım Kızıl'ı arabasıyla Kadıköy'den alıyor. Ancak buluşmalarından kısa bir süre sonra Kazım Kızıl'ın hal ve hareketleri tutarsız bir hal almaya başlıyor. Elinden hiç düşürmediği iki telefonuyla uğraşırken bir yandan da sürekli bir şeyler anlatan Alis'i dinliyormuş gibi yapıyor. Velhasıl kelam, Kazım Kızıl belli ki Alis'le buluşmasını başta çok farklı bir çerçeveden değerlendiriyor. Ancak vaziyetin öyle olmadığını görünce hiç renk vermediğini zannederek kaçıyor. Alis, Kazım Kızıl'la o akşamdan sonra da insan gibi diyalog kurarak bu tavrının arka planında neyin yattığını sorguluyor. Alis, Kazım Kızıl'dan bir türlü yanıt alamayınca lafı hiç dolandırmadan sorusunu direkt olarak soruyor: "Sana kim, ne tür bir telkinde bulundu da mesajlarda efendi efendi diyalog kurduğun bir kadının evine elin taşaklarında girip güneş doğmadan işini görüp çıkmaya yeltendin?". Ancak yine yanıt alamıyor. Bu camiadan Alis aleyhinde nitelikli kara propaganda yürütenler insanlar hesap verecek. İnsan haysiyet ve onuruna aykırı ne tür işlerin döndüğünü izah edecekler. İlerici değerlerin taşıyıcılığı misyonuyla ortalıkta pirim yapıp hanzo hanzo işlere yeltenmenin bir karşılığı elbette olacaktır. Ama önce ayrıntılı izah bekliyoruz. 2015 Kasım ayında başlayan ve tesadüf olmadığı sonradan ortaya çıkan buna benzer densizlikleri isim, olay ve adresleriyle liste yaptık. Ya kendileri olan biten çirkefliği izah edecekler ya da zaten süreç kendiliğinden o yöne evrilecek ve Alis'e yönelik bu çok kapsamlı, sistematik ve profesyonel ellerden çıkma kara propagandada gün ışığı görmeyen tek bir nokta kalmayacak. Özellikle sosyalist camiadan bu ahlaksız kara propagandanın topuna girmekle kalmayıp aktif rol üstlenenlerin, bir ucunda TMSF avukatı Nagihan Gür'ün, 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından ihraç edilen subay eniştesinin, Bank Asya çıkışlı Neslihan Karakaş gibi fetö tedrisatlı kişilerin olduğu kumpasta ne işlerinin olduğunu izah edecekler.
https://elamidirius.blogspot.com/2019/06/biraz-da-magazin-dunyasnn-bilinmeyen.html

Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan Troll Ağları - Eski Bank Asya Çalışanı