Hadi ordan seni kendini bilmez
Sanki kadınların mal gibi alınıp satıldığı Fuhuş evleri İstanbul Sözleşmesinden sonra ortaya çıktı. Bilakis fuhuş ve cinsel istismardaki artışın, gelenekçi muhafazakar olmakla birlikte iktidarın bu dokusunun önüne geçen neoliberal sömürü politikalarıyla misliyle katlanarak artmış olduğunu size rakamlarla ispatlarız. "İffetsizlik" ve toplumda yaşanan ahlaki erozon, sosyo-ekonomik adaletsizliğin sonucudur. Güçlü ve kendine yeten kadınlar güçlü ve kendine yeten nesiller demektir. Gönüllü ve rızaya dayanan birlikteliklerde kimse kimseye muhtaç olmadan gül gibi usulü ve edebiyle yaşar. Kadının eşit hak talebi ve toplumda fırsat eşitliğinin sağlanması, erkeğin değersizleştirilmesi demek değildir. Aksine, erkeği doğuran da kadındır ve kadın güçlüyse erkek de güçlüdür. Bunu kafanızda canlandıramıyorsanız, bu sizin geçmişten getirdiğiniz ve besleyerek büyüttüğünüz kusurlu ahlak anlayışınızın bir sonucudur. Siz "muhtaçlık" üzerine inşa edilen ve kadını ikinci sınıf insan statüsünde tutan birlikteliklerden yanasınız. Fuhuş meselesine gelirsek, fuhuş bir arz-talep meselesidir ve ekonomik adaletsizliklerin sonucunda ortaya çıkan bir halk sağlığı sorunudur. Kimi sözde "ilerici" hedonist çevrelerin fuhuşa alternatif çözü "özgürlük" adı altında "kim kime dum duma " kültürünü yaymaya çalıştıklarını görmekteyiz. Bunların daha çerçevelenmiş ters izdüşümleri de erkeğin arzularını palazlayan geleneğin çok eşliliğe dini meşruiyet getiren anlayışlarıdır. Mütedeyyin kesim olarak ya da çarpık bir "ilericiliği" savunanlar olarak erkeklerin fuhuş talebini ya da "özgür" ve "çok eşlilik" ile bağlantılı zihinsel kodlarını koyun masaya onu tartışalım evvela. Çok eşliliği, farklı kadınlarla cinsel teması kendisine bir hak gören erkek cinsi olarak oturup önce kendinizi sorgulayın. Fuhuş sizin erkeklerin eseridir. Fuhuş piyasasının müşterileri de sizlerden başkası değildir. Hedef aldığınız İstanbul Sözleşmesi toplumda güçsüz olan kadın ve çocukların görece güçlü olanlar bireylerin zulmüne karşı alınmış insani bir yasal önlemdir. Nihai hedef toplumun her alanında güçlünün güçsüze yönelik tahakkümüne bir son vermek ve herkese insanca yaşanabilir bir dünya bırakmaktır.

