Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Ötekileştirilen" Alevi Kürtlerin Namertlerle İmtihanı

Resim
Alevi Kürtleri fişlemeyi marifet zanneden istihbaratın, onlara çalışan muhbir vatandaşın, ırkçı trollerin maaşlarını, mahallelere kurdukları karakol evlerin giderlerini vergilerimizle biz ödüyoruz. Onlar ne yapıyorlar?.. Dönüp dolaşıp "düşman" bellediklerinin karısına, kızına ve hatta küçük çocuklarına halleniyor. Siz önce insan olmayı, ahlaklı olmayı, kendi içinize çöreklenmiş habisten kurtulmayı becerin sonra muhalif görüşteki insanlarla uğraşın! Bunların hepsinden evvel de o kirli dilinizi bir güzel sterilize edin. SALAM TAKTİĞİ (!) Uzun zamandır Hüdapar ve Ak partiye devşirilen Ümmetçi Kürtleri Seküler Alevi Kürtlere kışkırttıkları gibi... Tik beyinli çomarların sonu

Devletin ve Sermaye Çevrelerinin Gücünü Arkasına Alan Kurgu/Film Ekibi

Resim
" Özel Paramiliter Yapılara çalışan gençler ahlaksızlığı, yalanı, çocuk istismarını, fuhuşu, iftirayı, sapkınlığı, trollüğü, kurgu ve kumpasları meslek haline getirdiler.  Aile Mahkemelerinin kararlarını, davaların Emniyet/İstihbarat soruşturmalarını maniple edenler, BİRİLERİ tarafından korunup kollanıyorlar.  " -  via alismetamorphosis@blogspot

Adamın bütün hayatı copy/past

Resim
Toplumun her katmanında bukalemun gibi adamlar vardır...  Maymundan farkı olmayan şahsiyetsiz, kukla gibi adamlar...  Kendi toplumuna cürümünün misliyle zarar veren insan modelidir bunlar...

Siyasal ve ekonomik bir model olarak: Toplumculuk

Resim
Toplumculuk anlayışı insanlığın evrensel dilidir. Toplumculuk: - bütün üretim araçlarının kamunun ortak malı olmasını, - devletin bütün imkanlarının toplumun yararına kullanılmasını, - bireyin değil toplumun gönence ermesini, - gelir adaletsizliklerinin ve toplumsal sınıfların ortadan kalkması için toplumun yeniden örgütlenmesini, - etnik kimliklerin, kültürlerin, inancın, dilin korunabilmesini  amaçlayan ve öngören,  İnsana, insanlığa, doğaya düşman kapitalizme mevcut koşullar içerisindeki en doğru alternatif olan sosyal, siyasal, ekonomik bir öğretidir.

Dila ile Rıza'nın aşkı...

 

Olmayan Kuyruğumuza tekene takan Çomar Çobanları

Resim
- Geriye tek bir şey kaldı: 

Hallelujah...

Resim
  Fon Müziği... Sokak Ortasında Hayali Kişilerle Kavga Ederken fonda üç extraterrestrial kameralara takıldı...

- N'örüyon Ela?

 - Hiiç oturmuşum kendime buzdolabı tamir ediyorum...

Feyzullah Çınar Şah ı Merdan Cûşa Geldi

"Türküleri yapanlar, türküleri yakanlar, yasaları yapanlardan daima daha güçlü olacaktır..."

"Genetik Bombalar mı Yiyoruz"

Resim
Genetiği değiştirilmiş ürünlerin, zamanla insanlarda ne tür etkiler oluşturacağını gösteren sağlıklı hiçbir test yapılmamıştır. Tükettiğimiz farklı genler taşıyan besinler ( Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar - GDO'lar )acaba bizim genlerimize ne gibi etkiler yapabilir? Bir kere değiştirilmiş bir geni, eski haline döndürmek artık imkânsızdır.  Doğadaki akrabalarından çok daha güçlü hale gelen GDO’lar belirli bir grubu hedef alabilir. Örneğin göz rengi, ten rengi, saç yapısı, ırk, din veya diğer bir özelliğe yönlendirilmiş olabilir. GDO bir kitle imha silahına dönüşebileceği gibi insan, hayvan, bitki ve mikroorganizmaların kitlesel yönetimini sağlayan bir makine halini de alabilir. Gen teknolojisi veya nanoteknoloji yöntemleriyle elde edilen ilaçlar, genetiği değiştirilmiş vitaminler ve şifalı otlar, gen teknolojisinin veya nanoteknolojinin kullanıldığı tedavi yöntemleri, farkında olmasak da DNA moleküllerimiz içinde kalıcı bir değişimi başlatıyor. Bizi insan türünden çıkartarak ta...

İnsandan biyorobotlara

Resim
“İnsan vücudu bir elektrokimyasal sistemdir ve artık bu sistemi etkile­yecek mekanizma üretilmiştir. Bu mekanizma insanların beynindeki elek­tromanyetik dalgaların normal seyrini sekteye uğratabilir ve bu yolla in­sanların davranışlarını değiştirebilir. Belli bir zaman dahilinde insan biyorobot düzeyine indirilebilir.” Mikroway News Dergisi’nin Editörü Luis Slizen Bir bilgisayar, herhangi bir insanın beyin faaliyetini çözümleyerek ekra­na yansıtabilir, aynı zamanda beyin faaliyetini etkileyecek ve kontrol ede­cek dalgalar gönderebilir. Geçmişte, bu amaçla insanların kafalarına elek­trotlar yerleştirilerek deneyler yapılmıştır. 1960’larda hayvanlar üzerinde yapılan “radyo sinyalleri ile yönlendirme deneyleri” sonradan psikologlar tarafından Vietnam askerlerine uygulanmıştır. Esir askerlerin kafatasına elektrotlar yerleştirilmiş, sonra ellerine bıçaklar verilmiş ve birbirini öldürmeye yönlendirilmişlerdir. Yıllar önce başlayan zihin kontrolüyle ilgili bu tür araştırmalar ve de­neyler ara...

34 AIM 453 ?

Derdiniz nedir yamuk tipini sildiklerim, İngilizlerle birlikte İstanbul'u mu fethedeceksiniz?

Geceye bir fotoğraf bırak...

Resim
 Happy Wednesday to all living souls...  Fatiha Tilavet i

Çocukları Hasan Sabbah yöntemleriyle kullanan Ulus-aşırı Siber Çeteler

Resim
İleri psikolojik tekniklerle iradeleri kırılan çocuklar siber çeteler tarafından "suça ortak etme/ödül/tehdit/şantaj" döngüsüne dahil ediyor. Çocuklar bir süreden sonra edilgen oldukları suç networklerinde kimi "ödüllendirmeler" karşılığında etkin hale gelerek kendilerinden daha küçük yaştaki çocukları aynı döngüye çekme görevini üstleniyor. Yapılanları bilgisayar oyunu gibi gören bu çocukların gerçeklik algıları ve duygusal gelişimleri tahrip oluyor. Akran zorbalığının vardığı boyut bir yetişkinin bile kendisini savunmakta zorlanacağı seviyelere ulaşabiliyor. Başta merak uyandıran "gizemli" , "yasak olan" adrenalini yüksek eylemlere ortak edilmenin yarattığı "aidiyet duygusu", onlarda yeni bir tür bağımlılığa yol açıyor. Çocuk ve genç psikolojisinin derinliklerine hakim ekiplerin koordinasyonuyla yönetilen bu newtorklerde sistematik çocuk istismarlar var. Çocukların başka çocuklara eziyetleri var. İleri görüntüleme yöntemleriyle ulus ...

Gelir dağılımında uçurum varken Milli Gelir düşse ne olur?

Resim
Peki, her milli gelir düşüşü kötü müdür? Milli gelirinin yüzde 14’ü fuhuşa özelikle çocuk fuhuşuna dayanan Tayland’ın milli geliri düşse kötü mü olur? Olsa olsa 2 milyondan fazla çocuk fuhuştan kurtulur. Öyleyse varsın düşsün Tayland’ın milli geliri. Evrensel'den Bülent Falakaoğlu'nun köşe yazısından (2012):  Ne tek başına bir ekonomi var ne de politika! ‘Ne tek başına bir ekonomi var ne de politika’ diyerek düştük yola. Bu çerçeveden baktık kapitalizmin büyüme, ilerleme, kalkınma, modernleşme gibi kutsal kavramalarına… Bölüşümü… Parasal olmayanı… Çevre tahribatını… “Hiç birini dikkate almayan milli gelir artışı niye kutsal olsun ki?” diye sorduk.   Peki, her milli gelir düşüşü kötü müdür? Milli gelirinin yüzde 14’ü fuhuşa özelikle çocuk fuhuşuna dayanan Tayland’ın milli geliri düşse kötü mü olur? Olsa olsa 2 milyondan fazla çocuk fuhuştan kurtulur. Öyleyse varsın düşsün Tayland’ın milli geliri. Zenginleşirken birilerini yoksulaştıran bir ekonomi yerine... Aç kalma, evsiz kalm...

The Godfather Theme Song

 

Yapay zekâ: Yeni nesil GPT-3 yüzünden korkmalı mı, sevinmeli mi?

Resim
  OpenAI şirketinin ürünü GPT-3 ismi verilen yapay zekâ teknolojisi şiir yazabiliyor, metin çevirebiliyor, diyalog kurabiliyor ve soyut soruları dahi cevaplayabiliyor. Yazılım teknolojilerinde ve tasarımda olmak üzere pek çok endüstride de kullanılabilecek. GPT-3 şu an hâlâ sınırlı sayıda kullanıcı tarafından beta olarak kullanılabiliyor. GPT-3, Elon Musk ve Sam Altman tarafından kurulan OpenAI'in üzerinde birkaç yıldır çalışma yürüttüğü bir yapay zekâ teknolojisi. Başka bir deyişle de OpenAI'ın 2015 yılında bir milyar dolardan fazla bir yatırımla toplum yararına insan düzeyinde yapay zekâ teknolojisi üretmek için ortaya çıkardığı son icadı. Peki, Generative Pre-Training Transformer 3 (GPT-3), Türkçesiyle "Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3" açılımına sahip yapay zekâ teknolojisi nerelerde ve nasıl kullanılır? GPT-3'ü en basit anlatımla doğal dil işleme sinir ağı olarak tanımlamak mümkün. Bir dil öngörücü olan ürün, beslediğiniz içeriğin ardından neyin gelmesi gere...

Al geleni vur gidene, tek yol devrim!

Resim
 

İşe yaramayan işveren teşvikleri yerine EYT

Resim
Ekonomiye can suyu vermek isteniyorsa insanların kazanılmış haklarına el koyan hükümet aklıyla davranılmamalı. Devlet ile vatandaş arasında imzalanan kontrata sırtını dönen bir hükümet anlayışı sürdürülebilir değildir.  Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) sorunu 1999 yılında çıkartılan 4447 sayılı yasayla başladı. Türkiye’yi işsizlik sigortası fonu ile tanıştıran kanun ile emeklilik yaşı kademeli olarak artırıldı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal kararıyla kademeli geçiş süreci 2002 yılında çıkartılan ikinci yasayla çalışanların lehine biraz daha iyileştirildi. Emeklilik yaşının uzatılmasından etkilenenlerin sayısının ilk yıllarda az olması, 2000 – 2001 yıllarında yaşanan ekonomik kriz süreci dolayısıyla ilk başta yasaya tepkiler cılız kaldı. Emeklilik yaşı yaklaşan ancak emekli olamayanların sayısının artmasıyla tepkiler de giderek çoğaldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,  EYT  hakkında yaptığı bir konuşmada, “SGK hesaplarına göre emeklilikte yaşa takılan denilen gruba 6.2 ...

Biraz da siyaset...

Resim
Serbest piyasanın karanlık yüzü neoliberalizm her şeyin üstesinden geliyor...  Kıbrıslılar varlık mücadelelerini, helimi Y*rsan'dan almaya başladıkları gün kaybetti... 

Nitelikli iftirayı gelir kapısına çeviren çetelerin Emniyet Teşkilatında işi ne?

En iyi bildikleri saldırı biçimi, senaryosunu kendilerinin yazıp oynadıkları porno, fuhuş, ensest, pedofili konulu filmler çekmek, kişileri zan altında bırakacak bilgi ve belge üretmek, mahkemelerin Emniyet/İstihbarat soruşturmalarını manipüle edebilecekleri süreçleri dizayn etmek.  Emniyet Teşkilatı suçluları soruşturmak yerine suçluları barındıran bir yapı mı arz ediyor? via alismetamorphosis@blogspot  -  "Emniyet Teşkilatı bünyesinde olup fuhuş yapan pornocu elemanlar, yasa dışı yollarla girdikleri evleri fuhuşa yer temini için kullanan, ahlaksız kurgu ve manipulasyonlarla insanları zan altında bırakan prodüksiyon ve kasting süreçlerinde rol alan, çocuk istismarcılarıyla çalışan kişiler olduğu gibi, civarda yalancı şahitliklerle Emniyet/İstihbarat soruşturmalarını etkileyen ve bütün bu suçlara eklemlenen sağcı faşist zihniyetten insanlar da var. Tabana yayılan kurumsal destekli örgütlü çürümenin izleridir bunlar... Umuyorum belli siyasi sekterlere güvenerek dünyanın en...

Ser verip sır vermeyen, faşizme diz çökmeyen halk kahramanlarımıza selam olsun...

Resim
Elbet bir bildiği var bu çocukların kolay değil öyle genç ölmek. yeşil bir yaprak gibi yüreği koparıp ateşe atmak, pek öyle kolay değil hem öyle bir ağaç ki şu yaşam denilen şey, yalnız bir bahar çiçeklenir. a benim gülüm! ... [Hasan Hüseyin Korkmazgil]

"Doğru söze ne denir ki" köşesinde bugün...

Resim
 

Henüz hayvan mertebesindeki insan örnekleri

Resim
  Metal Müzik burada tam olarak ne anlatmak istiyor?  Metale gonül vermiş Sivaslı Pitan Gardaş belki bu duruma felsefik bir yorum getirmek isterler?

Fikir ve Vicdan Hürriyetine Bayılıyorum

Resim
 

“Türkiye En Çok Siber Saldırıya Uğrayan Üçüncü Ülke”

Resim
[Kaynak:  Savunma Sanayii Dergilik ] Bankacılıktan lojistiğe, perakendecilikten imalat sanayisine tüm sektörlerde süreçlerin dijitalleşmesi, tehditleri de beraberinde getiriyor. Akıllı fabrikalar, giyilebilir teknolojiler, nesnelerin interneti ve Endüstri 4.0 gibi teknolojiler, veri güvenliğine yönelik güvenlik ihtiyaçlarını üst seviyeye çıkardı. Bu nedenle, siber güvenlik teknolojisi, en küçük işletmeden devlet kademesine kadar herkesin önceliği haline geldi. Üç yıl içinde 2 trilyon dolarlık bir pazar değerine ulaşması beklenen siber güvenlik pazarından pay almak isteyen Türkiye de milli siber güvenlik teknolojilerine yoğunlaştı. Bilgilerin bütünlüğünü, gizliliğini ve kullanılabilirliğini sağlama pratiğini ifade eden siber güvenlik; verileri, programları ve cihazları birtakım saldırılara ve yetkisiz erişimlere karşı korumak için tasarlanmış; geliştirilen bir dizi araçtan, risk yönetimi yaklaşımlarından, teknolojilerden, eğitimden ve en iyi uygulamalardan oluşuyor. Siber güvenliği ...

- Yaw he he...

 

İnsanın kafasında ne varsa baktığı her şeyde onu görür

Resim
Allah insana düşmanın cinsellikle kafayı bozmuş olmayanından nasip etsin. Not: Eşini, sevgilisini, partnerini paylaşmayı MODERNLİK zanneden HEDONİST KAVATLAR başka bir yazının konusudur.  * * * 

Birine benziyor ama...

 

Ver Fon Müziğini

Resim
 Sound Of Silence

Baroları ve Meslek Odalarını dağıtmak hangi kesimin işine yarar?

Resim
  Ankara 2 No’lu Baro Kurucusu Adnan Oktar’ın avukatı çıktı TBMM Genel Kurulu’nda onaylanarak yasalaşan “çoklu baro” düzenlemesiyle, İstanbul ve Ankara’da ikinci baroların kurulması için adımlar atıldı. İstanbul 2 No’lu Barosu, geçen haftalarda kuruluş genel kurulunu yaparak tüzel kişiliğini kazandı. Ankara’da kurulması için 2 bin imzanın toplanması gereken 2 No’lu Baro’nun, dört kişilik kurucular kurulunda avukatlar Aydın Akpınar, Eyüphan Korkmaz, Yakup Erikel ve Mehmet Hakan Yılmaz yer aldı. Erikel’in meslek yaşamı geçmişine ilişkin bazı ayrıntılar ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu Üyesi olan Bülent Arınç’ın uzun yıllar avukatlığını yaptığı bilinen Erikel’in, organize suç örgütü lideri Adnan Oktar’ın da bir dönem avukatlığını yaptığı belirlendi. Erikel’in, belli bir süre sonra “benim örgütle alakam yok” diyerek, davadaki sanık vekilliği kaydının silinmesini istediği öğrenildi. Öte yandan, Erikel’in, “örgütle alakam yok” diyerek dosyaya dilekçe vermesine karşın, sürec...