Çocuklarımızı Bilmediğimiz Tuzaklarından Koruyamayız
O halde meseleye, internet gibi insanlığa hizmet olarak sunulan muazzam bir imkanı, deep web/dark web tarafındakilerin kumanda ettiği; yasa, ahlak ve vicdana aykırı bütün eylemleri ifşa ederek başlayalım. İnternet teknolojileri insanlığa aykırı eylemler için kullanılmaktadır. Bunların tespiti teknik olarak mümkündür. Yeter ki, internetin karanlık yüzünden nemalanan kesimlerin gücü kırılsın. Dijital dünyada insan gözünün ve kulağının algılayamadığı, direkt olarak birer komut gibi bilinçaltına gönderilen mesajların varlığı uzun zamandan beri biliniyor. Ancak bilmek yetmez. Kimisi bunu insanları belli bir dine adapte etmek için kullanıyor, kimisi de sapkın emelleri için. Kullanılan yöntem mevcut evrensel değerlere ve insan halklarına aykırıdır ve önlenmesi gerekir. Anneler, babalar akşama kadar youtube gibi, tictoc gibi videolardan gözünü ayıramayan çocuklarıyla sorun yaşıyorlar. Ancak bu çocukların teknik olarak "büyülenmiş" olabilecekleri kimsenin aklına gelmiyor. Tuhaf bir kabulleniş var. Bir saat, iki saat, üç saat... Kimse engel olmazsa çişini bile tutarak, açlığını hissetmeden saatlerce video izleyen çocuklar var. Neden? Bu çocuklar enerji dolu yaşlarında sabit kalıyorlar. Artık komplo teorisi olmaktan çıkan ve ispatlanan sanal hipnoz ve bilinçaltına gönderilen sanal telkinler hakkındaki bilgiler bir tık ötemizdeyken bu ataletin sebebi nedir? Bunlar, her koyunun kendi bacağından asılacağı meseleler değildir. Devletler niçin vardır? Bakanlıklar niçin vardır? Devletin vatandaşlarına karşı negatif ve pozitif yükümlülükleri neleri kapsar? Üzerinde düşünmek lazım gelir. Meselenin özü basittir. Kapitalizmin çalışma mantığını çözerseniz insanları sorgulamadan tüketen birer robota çeviren mekanizmaları da görmeye başlarsınız. Devletler ve hukuk sistemi sanal hipnoz alanında dönen işler konusunda uyanık olmalıdırlar. Zira, konu gelecek nesillerdir.
Telegram zihin kontrolü bütün topluma sinsice uygulanan bir toplum mühendisliğinin en önemli parçasıdır.
Yegâne amaçları daha fazla kâr etmek olan kapitalistlerin, kitlelerin yaşam biçimine kendi çıkarları doğrultusunda yön vermek için sıraya girdikleri, yasa dışı tekniklerin bolca kullanıldığı dijital dünyaya hukuki ve insani bir ayar vermenin zamanı geldi de geçiyor. Tekelleşen kapitalistler televizyon, radyo ve internette de tekelleşiyor. İnsanlar bunların elinde robota dönüşüyor. Toplumdaki ahlaki erozyonun ve her kesime sirayet eden yozlaşmanın arka planında bu tarz yöntemlerin ayağa düşmüş olmasıyla yaygın kullanımının payı var. Mafya vari taşeron organize suç örgütlerinin bir süreden beri zihin kontrolü yöntemlerini maddi/siyasi çıkarlar için kullandığına dair kanıt niteliğinde çok fazla olay yaşandı, yaşanıyor. Bunlar arasında adli vakaların çokluğu dikkat çekicidir. Yasaların, ahlak ve vicdanın kabul edemeyeceği insanlık dışı yöntemlerin kişiler ve kitleler üzerinde uygulanması kabul edilemez. Bu alandaki kontrolsüzlüğe bir son vermek tamamen mümkün olmasa da toplumda arkındalık yaratmak önemlidir. Bu alandaki kontrolsüzlüğe bir son vermek ancak devletlerin ortak kararlılığıyla mümkündür.
Telegram zihin kontrolü bütün topluma sinsice uygulanan bir toplum mühendisliğinin en önemli parçasıdır.
Yegâne amaçları daha fazla kâr etmek olan kapitalistlerin, kitlelerin yaşam biçimine kendi çıkarları doğrultusunda yön vermek için sıraya girdikleri, yasa dışı tekniklerin bolca kullanıldığı dijital dünyaya hukuki ve insani bir ayar vermenin zamanı geldi de geçiyor. Tekelleşen kapitalistler televizyon, radyo ve internette de tekelleşiyor. İnsanlar bunların elinde robota dönüşüyor. Toplumdaki ahlaki erozyonun ve her kesime sirayet eden yozlaşmanın arka planında bu tarz yöntemlerin ayağa düşmüş olmasıyla yaygın kullanımının payı var. Mafya vari taşeron organize suç örgütlerinin bir süreden beri zihin kontrolü yöntemlerini maddi/siyasi çıkarlar için kullandığına dair kanıt niteliğinde çok fazla olay yaşandı, yaşanıyor. Bunlar arasında adli vakaların çokluğu dikkat çekicidir. Yasaların, ahlak ve vicdanın kabul edemeyeceği insanlık dışı yöntemlerin kişiler ve kitleler üzerinde uygulanması kabul edilemez. Bu alandaki kontrolsüzlüğe bir son vermek tamamen mümkün olmasa da toplumda arkındalık yaratmak önemlidir. Bu alandaki kontrolsüzlüğe bir son vermek ancak devletlerin ortak kararlılığıyla mümkündür.