Üzerine para vererek zamanımızı satıyoruz, fakat ne için?

Sosyal Medya A.Ş. - "Kullanıcılar, çaresizce gidermeye çalıştıkları boşluk ve eksiklik duygusuyla, günlük yaşamlarında özlemini çektikleri ama ne olduğunu bilmedikleri her şeyi bulmak arzusuyla kamçılanarak, oburca ve durmaksızın medya tüketirken, baştan sona ticari mantıkla tasarlanmış Sosyal Medya A.Ş’ler ve reklamcılar için büyük miktarda, paha biçilemez piyasa verisi –sermaye- üretirler. Hepsi de borsada halka açık işlem gören bu şirketler varlıklarını –ve çeyrek dönemlik bilanço gelirlerini- kullanıcılarından gelen kesintisiz kişisel tüketim ve davranış verileri akışı ile sağlar ve sürdürürler. Her ne kadar şirketler, her zaman, para kazanmaktan çok daha yüce ve saygın hedeflerle motive olduklarını iddia etseler de, özel hayatın herhangi bir kısmını bu platformlara taşımak, kaçınılmaz olarak o şirketin yıllık gelir kaynaklarından biri haline gelmektir... Burada kullanıcıyla kurulan ticari değiş-tokuş ilişkisi, daha öncekilerle aynı değildir; bir takas içinde olduğunun dahi farkında olmayan –iradesi by-pass edilmiş- alıcıya ne derece adil davranıldığı da belirsizdir. Bu, kullanıcının istismarını hem mümkün hem de çok kolay hale getiren, kullanıcı hakkında her şeyin bilindiği ama ne bu ticareti yaptığı diğer tarafın ne de dâhil olduğu ticaretin şartlarının bilinemediği bir tek taraflı ayna tasarımıdır. Kişinin davranışları hakkında kendisinin bildiğinden daha fazla bilmek, ya da onun ticari ilişki kurduğu karşı taraf hakkında hiçbir bilgiye sahip olmaması bir tür sosyal eşitsizliktir; bilgi, yetki ve güç alanları çatışmaları doğurur ve kesinlikle anti-demokratiktir. Sonuç: Kapitalizm, tüketimi teşvik eder bir ekonomik sistemdir...Bu hazza dayalı tüketim platformları da, kendi yarattığı mutsuzluğu istismar eden sistemin ekonomik mantığı ve algoritmalarıyla tasarlanmıştır; kullanıcılarının büyük resmi görüp, dünyada gerçekte yaşananları anlamaktan uzaklaştırılmasına hizmet ederler... kullanıcılara görünürde karşılıksız sunulan keyifli eğlencelikler ve faydalı uygulamalar ardında, toplumsal ahlak ve etik değerleri hiçe sayan, acımasız, adaletsiz, manipülatif ve suiistimale dayalı stratejilerin kurulmuş ve işlemekte olduğudur... Teknoloji ile olan ilişkimiz bize yaşamımızı kolaylaştıracak yeni ve daha kullanışlı araçlar sunmalıdır; teknoloji ‘ilerleme’ demektir. Ancak tüm bilimsel ve teknolojik gelişmelerin temeli ve istikameti, her zaman, hür irade, ifade özgürlüğü, vicdan, düşünce ve inanç, mahremiyet hakkı ve hukuksal adalet ve eşitlik gibi evrensel insan hakları dayanağında kurulmuş demokratik toplum yapısı ile uyum içinde olmalıdır..."

[Alıntı]

Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan Troll Ağları - Eski Bank Asya Çalışanı