"Her Pazar Yeni bir Hikâye" köşemizde bugün: "Balerin ve Sidikli Türkan"

Teşkilata niçin "makbul olmayan" toplum kesimlerinden numunelik personel aldıklarını çok daha iyi tecrübe etmiş bulunmaktayız. 

 via alismetamorphosis

Hayatta eğer bir takım döngüler farklı versiyonlarla kendini tekrarlama eğilimindeyse, benimkilerden birinin 1980'lerin ikinci yarısında Üsküdar Bağlarbaşı Lunaparkı'ndaki balerinde başladığını söyleyebilirim... Okuldan ve mahalleden arkadaşımla birlikte elimizde bolca biletle lünaparktaki aletlere biniyorduk. Arkadaşımın babası ek iş olarak bilet gişesinde çalıştığı için bize böyle bir jest geçmişti. Lunapark dolup taşıyordu. Etrafta gruplar halinde gençler vardı. Sıra balerine binmeye gelmişti. Balerinin hızına dayanamayan arkadaşım altına kaçırdığını söyledi. Ne yapacağımızı bilemedik. Oturduğumuz yerden hiç inmeden ikinci tur için biletlerimizi uzattık. İkinci tur da bitti ve o kaçınılmaz an geldi. Balerinden inip kalabalıklar arasından geçtik. Olan bana olmuştu. Balerinin dönme açısından dolayı kızın sidiği olduğu gibi benim üzerimdeydi. Açık renkli pamuklu pantolonum bütün sıvıyı sünger gibi çekmişti. Arkadaşımın koyu renkli polyester pantolonu ise normalde nasıl görünüyorsa öyleydi. Altına kaçıran sanki o değil de bendim. Bir buna sevinen arkadaşıma bir kendi halime bakarken tenha bir yerde üzerimin kurumasını bekledim. Beni zan altında bırakan süreçlerin miladıydı Türkan'ın sidiği. O gün başlayan algı manipulasyonu sürekli olarak kendini tekrar etmeye programlandı belki de, kim bilir?... Bu döngüyü kırmak için tekrar o olaya dönmek belki de en makul çözümdür. Asıl kişilerin kendi eylemlerinin sorumluluğunu almak yerine başkalarını zan altında bırakma alışkanlığına son vermeleri için!



Bu blogdaki popüler yayınlar

Akran ve siber zorbalıklarıyla çocukları kullanarak evlerin içine sızıyorlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Film yapımcısı gibi çalışan kurgu ekipleri ve troll ağları