Bir önceki İtalyan'a ne oldu?
Acun Ilıcalı ve türevlerinin ağzından Allah lafı düşmüyor ama her biri Hugh Hefner geleneğinden hayatlar yaşıyor. Ben şahsen bunların dindarlığından hiçbir şey anlayamıyorum... Ilıcalı yeni sevgilisini basına verdiği demeçte kendisine motivasyon aracı gibi lanse ediyor. Eski eş Subaşı sevgililerini ucu ucuna takıyor... Bu insanların değer anlayışı çok çarpık. Daha da kötüsü birileri bu insanları rol model olarak toplumun önüne iteliyor. Hal böyle olunca akademisyenlerin bir değeri kalmıyor. Kendisini insanlığa, bilime, doğaya, çevreye adayan akademisyenlere toplum niçin değer versin ki? Şu rol modeller varken elde kalan bütün kıymetli değerler çürümeye mahkum oluyor. On yaşındaki kız çocuğuna ileride ne olmak istediğini soruyorum, yanıt olarak havuzlu villasının, hizmetçilerinin olmasını istediğini söylüyor. Çocuklara kızamıyorum. Toplumun önüne itilen rol modellerin etkisi bunlar. Sosyal medyadan beslenen çocuklar bunları görüyor. Genç kızlardan "istediğim erkeği baştan çıkarırım" sözlerini duyuyorum. Bu profesyonellik gerektirir ve insanlık kadar eski bir meslektir. Açık açık övündükleri şeyin adını koyalım.
Özellikle evli adamlarla birlikte olmayı tercih eden kadınlar var. Gizli kapaklı cinsellik yaşayıp "arzulanan kadın" olmanın verdiği suni motivasyondan besleniyorlar. "Allah vergisi çekicilikleri" yüzünden bu sadakatsizlikten hiçbir sorumluluklarının olmadığını inandırıyorlar kendilerine. Hastalıklı bir kadınlık algısı...

