Kolluk ve Yargı birimlerinin suiistimaline açık kanunlarla herkes tutuklanabilir...
Temel Hak ve Hürriyetler Bağlamında 2911 Sayılı Yasa
İfade özgürlüğü, birçok uluslararası belgeye konu olmuş, Anayasamızda da ayrıntılı düzenlemelere tâbi tutulmuştur. Bu bağlamda, Anayasanın ‘Düşünce ve kanaat hürriyeti’ başlıklı 25., ‘Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti’ başlıklı 26. ve ‘Basın hürriyeti’ başlıklı 28. maddelerinde, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19. maddesinde ve İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin ‘İfade özgürlüğü’ başlıklı 10. maddesinde, konuya ilişkin koruyucu hükümlere yer verilmiştir.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 20. maddesine göre; ‘Her şahıs barışçıl amaçlarla toplanma ve …hakkına sahiptir’
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin toplantı özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesinin birinci fıkrası: ‘Herkes barışçı amaçlarla toplantılar yapmak, …haklarına sahiptir’ demektedir. Bu hükümde ‘gösteri’ ya da ‘gösteri yürüyüşlerinden söz edilmemiş ise de, toplanma özgürlüğünü, gösteri yürüyüşlerini de kapsayacak şekilde algılamak gerekir.
Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesinde herkesin barışçıl ve silahsız toplanma hakkı olduğu ifade edilmektedir.
1982 Anayasasının 34. maddesinin birinci fıkrasında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı yer almaktadır. ‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.’
Avrupa İnsan Hakları Komisyonu toplantıyı, ‘bireylerin bir fikir ya da amacı açıklamak için kapalı veya halka açık yerlerde bir araya gelmeleri’ olarak ifade etmektedir.
Düşünce değişiminde bulunmak veya belli ortak çıkarları savunmak amacıyla bir araya gelerek belli fikir ve kanaatler çerçevesinde kamuoyu oluşturma ya da siyasal karar organlarını etkileme amacı ile toplantılar yapılması ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir.
Gösteri yürüyüşü, belirli konular üzerinde halkı aydınlatmak ve bir kamuoyu yaratmak suretiyle o konuyu benimsetmek için gerçek ve tüzel kişiler tarafından kanun çerçevesinde düzenlenen yürüyüşleri ifade etmektedir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması, barışçıl amaçlarla yapıldığı, silahsız ve saldırısız olduğu, kendi içerisinde başka bir suçu oluşturmadığı, hukuken korunabilecek sınırda kaldığı sürece düşünce ve kanaat açıklama yöntemidir ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.
Yönetimin veya çoğunluğun karşısında; şok edici, kışkırtıcı veya rahatsız edici olması durumunda dahi ifade özgürlüğünün korunarak güvence altına alınması çoğulculuğun, açık fikirliliğin, hoşgörünün, demokratik bir toplumun ve hukuk devletinin gerekliliğidir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu
TCK Madde 265
(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
"Anıl Akyüz 2911 sayılı yasaya muhalefetten, Şilan Delipalta ise TCK m.265 yani görevi yaptırmamak için direnmek suçundan tutuklandılar. Yapılan tutuklamanın CMK’da da uygulamada da emsali yok. #AnılveŞilanaÖzgürlük"
OLAN YİNE HALKÇI EMEKÇİ ÇOCUKLARINA OLDU... SİSTEME NE VAKİT KELLE GEREKSE YA İŞÇİ ÇOCUKLARINDAN YA DA KÜRT/ALEVİ ÇOCUKLARINDAN ALIR HAPSEDERLER...
'MEMLEKET VE ÜNİVERSİTEYİ SUSTURMA ÇABASIDIR'
Tutuklanan Şilan Delipalta kararın ardından yaptığı açıklamada, "Bu memleket ve üniversiteyi susturma çabasıdır. Bu boşa çünkü üniversiteyi de memleketi de susturamayacaklar" dedi.
Anıl Akyüz ise "Biz hiçbir zaman başımızı eğmedik. Bundan sonrasında da hem içeride hem dışarıda mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu.
