Tuhaf bir anekdot
Bir Alevi olarak Camilerle irtibatım en fazla turistik gezi boyutundadır. Öldüğümde cenazem Cemevinden kaldırılmaz ise bir de musalla taşıyla irtibatım olacaktır. Elbette camilerin ücretli ya da ücretsiz wc kullanımı da halka açıktır. Bir gün Kadıköy merkezdeki bir camide bayan wc aradım. Caminin iç avlusuna kadar yürüdüm, etrafıma bakındım, göremeyince tekrar çıkışa yönelmiştim ki tam o esnada içeriden bir adam çıktı ve bana "ayakkabılarınızla caminin halısına bastınız" dedi. Şaşkınlıkla adama bakıp böyle bir şeyin olmadığını, bayan wc aradığımı söyledim. Ama adam inanmak istediğine inanmıştı bir defa (Böyle mağduriyetler üreterek kendilerine düşman yaratmak isteyenlere acıyorum)... wc meğer girişteymiş. Görmeden önünden geçip iç avluya girmişim. Nereden baksanız 4-5 yıllık olay... Zaten wc'yi görmemem ve girmemem de iyi olmuş. Zira sıvı olarak en son bira içmiştim. Ne bileyim belki günahtır...
Kamusal alandaki güvenlik kameralarından bu ve benzeri tek bir olayı alıp üzerine on-yirmi tane daha üreterek ByLock ve türevi networklere servis ediyorlar. Düşman istihbarat servisleri gibi çalışıyorlar. Masa başında sırf bu işleri yapan hacker ve kurgu ekipleri var. İşin ekonomisini kurmuşlar. İtibarsızlaştırma pazarında üretilen nefret söylemleri, geçmişten gelen önyargılar, siyasi karşıtlıklar işlevsel biçimde kullanılıyor. Bunu yapanlar nefret suçlarına zemin hazırlıyor. Her kesimin hassas noktalarına oynuyorlar. Özel/Resmi paramiliter yapılara çalışan bu çeteler kurumlardan kendilerine belli bir koruma alanı sağlayarak dijital teknolojinin ve internetin nimetlerini insana/topluma zarar işlerde kullanıyorlar. İblisin yeryüzü şubesi gibi çalışıyorlar.
