"İsabetli Tespit" köşesinde bugün "Türk Meselesi"ni işliyoruz
"Türklerde ki bölünme korkusunun binde biri kadar Kürt’lerde bölme isteğinin olmadığı ama bölünme tabusunun herkesi esir aldığı bir sorun bu..."
* Türklerdeki bölünme korkusuyla doğru orantılı bir karşıtlık Kürtlerde oluşsaydı emin olun her şey bugünkünden çok farklı olurdu.
* Kürdistan Coğrafyasının dört parçasının en büyüğünü kapsayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde uygulanagelen baskıcı asimilasyon politikalarının, on yıllardır sürdürülen kontrollü iç çatışma stratejisiyle böl-yönet taktiklerinin, zorunlu göçlerin "üniter devlet" lehine "şeklen" "başarılı" olduğunu teslim etmek gerekiyor.
Bir taşla iki kuş
* Emperyalizmin ensesinden hiçbir zaman inmediği Ortadoğu'nun kaderi - dize gelmekte direten Ortadoğu'nun asi çocuğu İran'ın dışında- iç savaşlar, açlık, soykırım, hastalıklar ve göç olmuştur.
* Eşit haklara dayalı demokratik yönetim anlayışı bu coğrafyanın mayasında yoktur.
* Mevcut otokratik iktidar anlayışı modern batı devletleri tarafından bir kaç istisna dışında sürekli desteklenmiştir. İsimleri - hiç sekmeksizin - büyük yolsuzluklarla anılan yönetim tabakası emperyalistlerin yerel işbirlikçiliğini yaparak sömürü çarklarının birer aparatı haline getirilmiştir.
* Dünya tekellerinin, büyük sermayedarların, emperyal güçlerin lehine - başta silah sanayi olmak üzere - imza atan yönetimler bölge halkına sürekli olarak felaket getirmiştir.
* Bir lokma ekmeğe muhtaç kitleler bitmek bilmeyen "güvenlik politikalarıyla" savaş sanayii için vergi ödeyen köleler sınıfına dönüştürülmüştür.
* Kendi halkı sefalete sürüklenirken sefahat içerisinde yaşayan bir avuç kan emicinin olduğu ülkeler maalesef en çok da Ortadoğu coğrafyasında peyda olmuştur.
