Kürt doğmuşsanız, acı ve adaletsizlikle dolu bir tarihi miras alırsınız.

Altın Defne Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Kürt yazar Sara Omar ile söyleşi

Çocukken Enfal'ın karanlık günlerini yaşadınız. Enfal Katliamı nedeniyle bugün ülkenizde yaşayamıyorsunuz. O günlerdeki kendinizi ve ailenizi nasıl hatırlıyorsunuz?

Hiç şüphe yok ki Kürt doğmuşsanız, acı ve adaletsizlikle dolu bir tarihi miras alırsınız. İsteseniz de istemeseniz de sefaletin, yoksulluğun, açlığın çocuğusunuz ve bir zulüm ürünüsünüz. Enfal Soykırımı'ndan çok sonra Kürdistan'dan kaçtık. Enfal Soykırımı'nın Kürt toplulukları içinde toplumsal yapıların patlamasına neden olduğunu anlamak bana kalırsa çok önemlidir. Soykırımdan sonraki yıllarda akrabalarım, arkadaşlarım ve ben, soykırımın Kürt halkına yönelik zulmünden ve toplumsal sonuçlarından etkilenmeye devam ettik. Kürtler çatışma sırasında, iki tırnak arasındaki bir bit gibi yakalandı. Sonuç olarak ortaya çıkan toplumsal baskı, edebiyatımın arka planını oluşturuyor evet. İran-Irak Savaşı'nın bir parçası olarak Enfal Soykırımı'nı ve Halepçe’deki kimyasal saldırıyı da içeren bu Soğuk Savaş sırasında, Kürt halkı kendilerini iki kınayıcı ve baskıcı rejimin emrinde yem olarak buldular. Tıpkı bugün IŞİD ile mücadelede gördüğümüz gibi. Kısmen savaşın yol açtığı iç çatışmalardan dolayı kaçtık, ancak geri dönemememin nedeni, benim gibi özgür düşünen bireyleri sürekli olarak boğmaya çalışan köktendinci aşırılık güçlerinden kaynaklanıyor. 

 [söyleşinin tamamı için bknz: Jinda Zerkioğlu




Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Film yapımcısı gibi çalışan kurgu ekipleri ve troll ağları

Akran ve siber zorbalıklarıyla çocukları kullanarak evlerin içine sızıyorlar