Tribünlere oynayan sığ muhaliflerden tiksiniyorum

Bir davanın haklılığını ölçecek en sağlam kriter, dava uğrunda yürütülen eylem ve politikalardır. Ucuz yöntemlerle algı yönetmek günü kurtarabilir. Ancak uzun vadede kitlesini aptallaştıran bir yapının uzuvları olduklarını kimselerden saklayamazlar. Okumayan, sorgulamayan, tek bir kareyle, kesilip biçilerek montajlanan görüntülerle kendi kitlesini yönlendiren hiçbir siyasi oluşum SAHİCİ değildir. Özetle; ya davanız yanlıştır ya da siz yanlışsınız. Bu işin ortası yoktur!

Haklı davanın ucuz yöntemlere ihtiyacı olmaz.

Türkiye'de algı yönetimini kullanmayan kesim maalesef yok. Bu durum yine de ucuz yöntemleri meşrulaştırmaya yetmez. Herkes eklemlendiği siyaset/sermaye odaklarından nemalanmak için sosyal medyada algı manipülasyonu yöntemlerine sıkça sarılıyor. En çok da mevcut iktidarın troll ağlarında gördük bunu. Muhalefetin de hiç geri kalır yanı yok.

Tiskiniyorum...

Not: Putin bilerek ya da bilmeyerek diplomatik bir gaf yaptı ve el işaretiyle Türk Hükümetinin bakanlarını yanına çağırdı. Erdoğan bu kabalığı yüzlerine vurmak istercesine Rus Hükümet yetkilileriyle tokalaşmak için yerinden kalkarak onların yanına gitti. Bu da bir "tribünlere selam çakma" projesi olabilir... WHO knows?





Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan Troll Ağları - Eski Bank Asya Çalışanı