İnsan haysiyetini hedef alan örgütlü kötülük masaya yatırılır

Haysiyet ekmek gibi su gibi insana lazımdır. Bunu unutanlara ibretlik bir ders vermek farz olmuştur.

via alismetamorphosis.blogspot

Az bilen, az anlayan, çokça varsayımda bulunanların kulağına küpe olsun




Ayrılığın öncesinde ya da sonrasında ne duygusal ne fiziksel anlamda hayatımda kimse olmadı. 2011'den itibaren Google Plus'ta açtığım Alis Metamorphosis haber analiz-yorum sayfamın peşine dijital manipülasyoncu trolleri takarak ayak kaydırmak için kırk takla atanlar ile evin içerisindekinin bağlantıları kanıtlarıyla birlikte gecikmeli olarak ortaya çıktı. Lafı uzatmayayım, özetle: Adam onursuzdu, ilişkiyi yürütmem imkansızdı, on beş yılımı gerçekte hiç tanımadığımı öğrendiğim olmayacak biriyle hayat kurmak için harcadığımı geç de olsa fark ettim, ortak evladın hatırına sessiz sedasız anlaşmalı bir ayrılığa imza attım... Bizim kültürümüzde evlilik çocuk oyuncağı değildir, hatta mümkün mertebe gelinlikle girilen evden kefenle çıkılır. Ne dersek diyelim, ne kadar diploma sahibi olursak olalım kültürümüzün bize öğrettiklerine sorgulamaksızın sadık kalmanın acısını yaşadım diyebilirim. "Olabilir, hatadır, neresinden dönülse kârdır" dedim, medeni bir ayrılığa imza attım. Eski eşim Fatih Kemal Altaylı'nın bize yakın bir eve geçmesiyle kendisiyle iki yıllık komşuluk ilişkimiz oldu. Ancak yaşam 2016 Mart ayında bir anda benim ve çocuğum aleyhine döndü. Birkaç aydır babasında kalmaya başlayan çocuğuma hiç ulaşamamaya başladım. Bunu sorguladığımda ise devreye benim boyumu aşan insanlar ve arkalarına aldıkları kurumsal yapılar ve çeteler girdi... Tabi o vakitler benim bunlardan haberim yoktu. Adam evden ayrıldıktan sonra ilerleyen zamanda sayfa takipçilerimden, Azerbaycan'da Cengiz Holding'e ait baraj inşaatında çalışan Emir Akça ile 2-3 ay mesaj ve telefonla bir flört sürecimiz oldu. Sonrasında normal arkadaş olarak ara ara fikir alış-verişi yapmak hal hatır sormak için konuştuk. 2014 Aralık ayında Savaş'la (Savaş Bayram) tanıştım. Galata Kulesi civarındaki tasarım dükkan/kafe konseptli Sntrl Dükkan'da çalışıyordu. Savaş'la sayfa takipçilerimden İnan Güçlü ve Ali Güler'in her zaman gittiklerini bildiğim Taksim'deki bir mekanda tanıştık. Neredeyse bir yıla yakın bir arkadaşlığımız oldu. Hafta sonları oğlumun babasında kaldığı zamanlarda görüşüyorduk. İnişli çıkışlı da olsa bir şekilde devam eden arkadaşlığımız 2015 Ekim ayında sonlandı. Duygusal anlamda beni çok yıpratan evlilik hayatımın bitişinden bir sene sonra tanıştığım Savaş'la da benzer bir duygusal yıpranma ve güvensizlik temelli sorunlar yaşadığım için o günden sonra yeni bir ilişki arayışında olmadım. Emir'in ve Savaş'ın, yaşamın doğal akışında kendiliğinden tanıştığım sıradan insanlar olup olmadıkları muamma. Bunlara da takılmadım. Zaten son bir şans öğretmenlik atamaları, kpss, iş başvuruları ve oğlumla yeni hayatımıza adapte olma süreci bütün zihnimi kaplıyordu. Sonrasında Kemal'in evlenmesiyle oğlumla benim hayatıma kara çadır gibi çöken Nagihan Gür vakası ve üç yıldır cebelleştiğim dava bombardımanları, eşgüdümlü olarak yürütülen sistematik itibarsızlaştırma ve yaşam alanlarıma ardı ardına inen darbeler... 


Bunları yazıyorum çünkü arkamdan beni hiç olmadığım biri gibi gösterme çabasına giren, bunun için profesyonel dijital çetelerin elinden çıkan kurgularla, manipulatif bilgi ve belgelerle aleyhimde negatif algı operasyonu yürüten, ailemden insanları dahi düşük profilli senaryolarla kandıran birilerinin olduğu zaman içerisinde net biçimde çıktı ortaya. Çok filmler dönmüş. Ortada açığa çıkartılması gereken Emniyet destekli ağır hak ihlalleri var. 


Ben insanları da, hayatı da çok seven biriyim. Etrafta ikiyüzlü insanların sayısından çok daha fazla temiz kalpli, cesur, vicdan sahibi, dürüst insanların olduğunu da gayet iyi bilirim. Toplumun her kesiminde ahlaksız insan vardır. Biz Alevilerin arasında da var, Sünnilerde de var. Kürt'ünde de var, Türk'ünde de... Yıllardır onur ve haysiyetimi, aile şerefimi, inancımı, etnik kimliğimi diline dolayan, aleyhimde iftira ve dedikodu üreten, sırtını devletin güvenlik birimlerine yaslayan insanlar yerinde dururken, şu sitede en sevdiğim, en güvendiğim, en akli selim sahibi diyebileceğim iki daireden birisi olan kapı komşum taşınıyor. Bunun yaşanan olaylarla ilgisi yok belki ama ben yine de çok üzgünüm gerçekten...

Milletin huzur ve güvenliğine sistematik olarak kast edenlere hizmet eden yasalar üstü ahlaksız bir piyasanın varlığı orta yerde dururken, sıradan vatandaşlar olarak çoluk çocuğumuzla, evimizde, yuvamızda güvende değilsek bunu sorgulamak zorundayız.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan Troll Ağları - Eski Bank Asya Çalışanı