Yozgatlı Av. Nagihan Gür: "Seni adliye koridorlarında süründüreceğim"
FETÖ'nün taşeron örgütü sapkın Adnan Oktarcıların en bilinen yöntemidir: Bitirmek istedikleri kişiyi dava bombardımanına tutarak maddi manevi çökertirler.
FETÖ ve farklı güç odaklarıyla çıkar ilişkileri olan, belli mevkilere sosyal güç çevrelerinin kayırmasıyla gelmiş TMSF Yozgat kadrosundan avukat Nagihan Gür bknz, aynı kurum çatısı altında evli barklı adamla kurduğu ahlaksız yasak ilişkiyle yetinmeyip, adamın karısının ve çocuğunun hayatını mahvetmiştir.
Bunlar toplumun "ödüllendirip" "yücelttiği" insan modelidir. Maalesef!
3'ü aile mahkemelerinde, 2'si Asliye Ceza'da olmak üzere arka arkaya açtıkları 5 davanın yanı sıra, bir annenin çocuğu lehine, çocuk istismarcısı Nagihan Gür'ün aleyhinde alınan uzaklaştırma kararının uzatılması talebine RET kararı veren yargı birimleri, yenilenen talebe yine ret kararı veren yargı birimleri, anneyi ve evladını merkeze almak yerine birileri tarafından manipüle edilerek ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN MENFAATİNE karar alan Anadolu 11.Aile mahkemesindeki süreçler mercek altına alınmalıdır.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, tek isteği evladının sağlığı ve güvenliği olan bir anneye Anadolu 15.İcra müdürlüğünde üç davanın masrafları gerekçesiyle icra takibi başlatılmıştır.
AYRICA Cumhuriyet savcılığına çocukla ilgili reel kaygıların paylaşıldığı; gerekli incelemenin sözlü ve yazılı olarak talep edildiği savcılık işlemlerinin üzeri kapatılmıştır. Konuyla ilgili organize bir şema ortaya çıkmaktadır. Emniyet ve Yargı birimlerinin konuyla ilgilenen personeli işleme konulan talebi askıda bekletmek ve üzerini kapatmak suretiyle suç işlemişlerdir. Yaptıkları meslekte sorumsuzlukları yok ise, kurumlarda rüşvet ve kayrılmayla satın alınan memur ve görevli kişilere yönelik tahkikatın neticesinde bir yaptırım olmalıdır. Başka türlü Yargı ve Emniyetteki köklü çürümenin önünü alamazsınız!
FETÖ ve farklı güç odaklarıyla çıkar ilişkileri olan, belli mevkilere sosyal güç çevrelerinin kayırmasıyla gelmiş TMSF Yozgat kadrosundan avukat Nagihan Gür bknz, aynı kurum çatısı altında evli barklı adamla kurduğu ahlaksız yasak ilişkiyle yetinmeyip, adamın karısının ve çocuğunun hayatını mahvetmiştir.
Bunlar toplumun "ödüllendirip" "yücelttiği" insan modelidir. Maalesef!
3'ü aile mahkemelerinde, 2'si Asliye Ceza'da olmak üzere arka arkaya açtıkları 5 davanın yanı sıra, bir annenin çocuğu lehine, çocuk istismarcısı Nagihan Gür'ün aleyhinde alınan uzaklaştırma kararının uzatılması talebine RET kararı veren yargı birimleri, yenilenen talebe yine ret kararı veren yargı birimleri, anneyi ve evladını merkeze almak yerine birileri tarafından manipüle edilerek ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN MENFAATİNE karar alan Anadolu 11.Aile mahkemesindeki süreçler mercek altına alınmalıdır.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, tek isteği evladının sağlığı ve güvenliği olan bir anneye Anadolu 15.İcra müdürlüğünde üç davanın masrafları gerekçesiyle icra takibi başlatılmıştır.
AYRICA Cumhuriyet savcılığına çocukla ilgili reel kaygıların paylaşıldığı; gerekli incelemenin sözlü ve yazılı olarak talep edildiği savcılık işlemlerinin üzeri kapatılmıştır. Konuyla ilgili organize bir şema ortaya çıkmaktadır. Emniyet ve Yargı birimlerinin konuyla ilgilenen personeli işleme konulan talebi askıda bekletmek ve üzerini kapatmak suretiyle suç işlemişlerdir. Yaptıkları meslekte sorumsuzlukları yok ise, kurumlarda rüşvet ve kayrılmayla satın alınan memur ve görevli kişilere yönelik tahkikatın neticesinde bir yaptırım olmalıdır. Başka türlü Yargı ve Emniyetteki köklü çürümenin önünü alamazsınız!