Pazar Postasında Bugün: Ulusalcı/Aydınlıkçı "aydıncıklarımız"
AYNEN
Onur Caymaz
Aydınlık
Aydınlık
Deme efendim, ne olur, lütfen sürekli aynen deme. Ara sıra kullananlara değil, aynen demeden duramayanlara lafım. Sözlü sekiz bin; Çoyr Yazıtı’ndan alırsak yazılı bin üç yüz yıllık bir Türkçe var, sen de yabancısı değilsindir. Çağımızın vebası “aynen” dışında söylenebilecek bir sürü kelimen vardır. Ha, benim yok, bu kadar biliyorum diyorsan susman da önerilebilir. Aman celallenme! Kimsenin konuşma özgürlüğüne iliştiğimiz yok ama bir kelimelik insan, neden bunca konuşur, o da konuşma mıdır diye düşünmeli arada.
Son yıllarda müthiş biçimde yaygınlık kazanmış berbat bir kelimeden söz ediyorum evet; yerli yersiz her şeye aynen diyen insan iticiliğinden. Adama, kahve yaptım içer miyiz diyorsun, yapıştırıyor: Aynen! Bugün yağmur var, sıkı giyin, şemsiyeni al diye uyarıyorsun, ıslanmasın yazık; zımbalıyor: Aynen! Her şeye çok zam geldi diyorsun, politika konuşacaksın diyelim, çok gereksiz fakat olsun; bombalıyor kadın: Aynen!
Bir bataklığa dönüştü bunca görüp geçirmiş dilimiz. Fazladan bir tane olsun kelimen yok mu efendim: Katılıyorum de mesela, olur de; neden olmasın, ben de öyle düşünüyorum de; aynı fikirdeyim de, haklısın babacan de, doğru dedin ablam de; ablan kurban olsun sana, evet yavrum de; budur gülüm de, bana uyar de; hemen, derhal, emrin olur, başım üstüne de; başım gözüm üstüne de; yürür, gideri var, iyi ettin pehlivan de; tamam reis, olur ağam de; doğrusun koç de, bal gibi olur de, ponçik de, reçel de. Kısacası renk kat, ruh kat, şaka yap, canlandır dili. Ne dersen de ama aynen deme efendim, başka şey de! Fazladan bir satırlık deneyimin yok mu kendi dilinde! yazının devamı için bknz.
* * *
(Cinsiyetçi küfürlere hayır diyoruz. Ancak dilin kısa zamanda sterilize edilemeyeceği gerçeğinden yola çıkarak) - Pardon ama ben sizin derdinizi zikeyim (deme hakkımızı kullanıyoruz).
Tekçilik tedrisatıyla edinilen cehaletten en fazla mustarip kesim Türkiye'nin Aydıncıkları olsa gerek.
Ekstra not: Dil de insan gibi organik bir varlıktır. Dönüşür, gelişir veya sığlaşır. Dildeki dönüşümü sistem yaklaşımından bağımsız ele almak sığlıktır. Ekonomik, sosyolojik, politik boyutlarıyla ele alındığında dildeki dönüşüme bir tanımlama getirmek mümkündür. Şikayet etmek ve eleştirmek işin en kolay ve sıradan boyutudur. "Aynen" "Sıkıntı yok" vb kelimeler sokak dilidir. Kelime haznesinin daralması toplumdaki bilişsel/entelektüel birikimin sığlığına işaret eder. Bunun politik bir arka planı da olabilir. Mesela Türkçenin, bu dili konuşan kimi kesimlerin anadili olmaması gibi. Kürtler için Türkçe ikinci dildir. BUNU O KÜÇÜK BEYNİNİZE YERLEŞTİRECEKSİNİZ.
Aynen demeye devamke bro
"Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşayan, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana anadili ve kültürü yok sayılan (Kürtçe konuşma yasağı 25 Ocak 1991 yılında kaldırıldı), yerinden yurdundan edilerek göçe zorlanan, sistematik asimilasyona maruz bırakılan Kürt vatandaşlar olarak sınır ötesindeki soydaşlarımıza yönelik açıktan sergilenen hasmane tutumu, Türk siyasi iktidarın biz Kürtleri aşağılamasının bir devamı olarak görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ısrar ettiği yanlış Kürt politikasının, çağın koşullarıyla çeliştiğini düşünüyoruz. Türk hükümetlerinin Kürtlere yönelik baskıcı tutumunun sürdürülemez olduğuna inanıyoruz.
Biz Kürtler dört ayrı parçaya ve dünyanın dört bir tarafına dağılmış bir halk olarak farklı dönemlerde farklı gerekçelerle maruz kaldığımız ihanetin her türlüsünü çok yakından tanıyoruz. BİZler kendi topraklarımızda ihanete şerbetli bir halkız!" [kaynak: bknz.]
