Ka Kızıl vakası

Ka Kızıl, kadını ve kadınlığı hedefe koyan iftira ve manipülasyon çarkının göbeğindeki isimlerden biridir.  Kadına bakışları, sürekli eleştirdikleri muhafazakâr dindarların gerisinde kalan, kendi sözleri ve savundukları değerlerle çelişen, içinde bulundukları camiada kadınları birbirine paslamaya kalkışan düşük ahlaklı bu insanların izah etmesi gereken spesifik bir iki önemli durumun açıklığa kavuşturulması gerekiyor.  
Alis aleyhinde yıllara yayılan nitelikli iftiraların sol camiada kimler tarafından üretildiği konusu sosyalistler, sosyal demokratlar, aydınlıkçılar ve hatta kimi alevi kurumlar kendi içlerine sızan kiralık trolleri ortaya çıkardığında net olarak anlaşılacaktır. Kadın mevzusunda IŞİD zihniyetini taşıyanları içlerinde barındırıp ilerici değerlerin sözcülüğüne soyunmak büyük çelişkidir. 
Kadını cinsel meta olarak gören, kadın haysiyet ve onurunu ayaklar altına alan ağır iftiraları ortalığa servis ederek yaşam hakkını sınırlayan, kadınları birbiriyle paslaşmaya kalkışan bu ilkel anlayışın taşıyıcıları olarak, haktan-hukuktan, "öteki" olanın sapkınlıklarından bahsetmeden önce herkesin kendisine bir çeki düzen vermesi gerekiyor. 

Kamuya açık alanda resmi kayıtlara geçecek şekilde herkesçe görünür aydınlatıcı bir izaha ulaşılmadığı müddetçe yalan, iftira ve manipülasyonda rol alan kişi ve kurumlar ağır zan altındadır.

Entelektüel diyebileceğimiz çevrelerde düşük profilli bel altı algı yönetiminin ne derece kolay, etkin ve yaygın hale geldiğini, Alis'e yönelik yıllara yayılan profesyonel itibarsızlaştırma girişiminin, sonu gelmeyen iftira ve manipülasyonların bu camiadaki düzeysiz yansımalarını uzun süreden beri kayda alıyoruz. Alis'in tabiriyle "eli taşşağında gezen eşşekten bozma erkeklerle, bunlara yaltaklanan kadınlar" her siyasi çevrede ziyadesiyle mevcut. 

BİZİ BİLEN BİLİR, BİLMEYEN DE KENDİSİ GİBİ BİLİR.

Nitelikli iftira çarkında üretilen her bir saldırıyı kayda aldık. Ve gördük ki dünyanın en leş zihniyetiyle savaşıyoruz.

Organize adi suç kapsamında yargılanacak olan, kişi hak ve hürriyetine yönelik iftira ve kara propagandada rol alan herkes bunun hesabını misliyle öder. Hukukta da öder, ilahi planda da öder.

Herkes çoluk çocuğuna sahip çıksın.

Ergenlik çağındaki çocukları sanal hipnoz ağılarına çekerek negatif telkinlere açık hale getiren, ödül/ceza sistemiyle bu çocukları ailelerinden uzaklaştırarak dejenere eden karanlık odaklar hiç olmadıkları kadar aktifler. Siyanürün bile ayağa düştüğünü, şaibeli ölümlerin arttığını basına yansıyan olaylar vesilesiyle herkes gördü. 

Çocuklara ve gençlere suç işletiyorlar. 

Ve bunu öyle münferit eylemler olarak değil binlerce çocuğu sistematik olarak negatif telkin ağına çekerek, internet üzerinden direktif vererek, liste görevleri dağıtarak, korkutarak, suça ortak ederek, ödüllendirerek yapıyorlar. 


Dünyanın en sistematik dejenerasyonuna imza atıyorlar

Alis kendi öz evladı için talep ettiği telefon ve internet güvenliğiyle ilgili savcılık başvurusunun karşılığını devletin en kilit kurumu olan TC Yargı sisteminde bulamadı. Önce Emniyet ve Adliyedeki birimlerin manipülasyonuyla henüz 12 yaşındayken 2017'den itibaren çocuğu annesinden neredeyse tamamen izole ediyorlar, ardından anneye ayrı çocuğa ayrı zarar vermek için mevcut networkler üzerinden hazırladıkları senaryo ve ahlaksız kurguları dört koldan hiçbir boşluk bırakmaksızın teyakkuza geçiriyorlar. Resmi kayıtlara geçmeyen, görünür olmayan, arkadan dolanarak servis edilen iftiralarla bir anneyi karalamak mahkemelerin bile kolayına gelen ilk iş oluyor (Manipulatif bilgi ve belgeyle nitelikli iftira suçunun açığa çıkmaması için bunları resmi kayıtlara geçirmeyen Emniyet ve Yargı birimleri ASLINDA  manipulatif olduğu bilirkişi uzman incelemesinde açığa çıkacak olan belgeleri işlerine geldiği gibi kullanıyorlar. Aynı zamanda nitelikli iftiraya zemin oluşturan manipulatif bilgi ve belgenin bilirkişi uzman incelemesinden geçmesini engellemiş oluyorlar). 

Hukuku kullanarak bir anneyi maddi manevi yılgınlığa düşürmek, kriminalize etmek, karalamak için sosyal ve siyasi güç çevrelerini devreye koyanlar kimdir? 

ÇOCUKLARINI KORUYAMAYAN TOPLUMLAR HER TÜR TEHLİKEYE AÇIK HALE GELİR.

İnsan maskeli psikopatlar/sosyopatlar insanlık nüfusu içerisinde yüzde 1-2'yi geçmez. Onlar kolay kolay iflah olacak türden insanlar değildirler. Ancak ifşa edilir ve kontrol altına alınırlarsa ıslah edilebilirler. Başka çocukları ve gençleri kendilerine benzetmemeleri için kontrol altına alınmaları gerekir. 

Kaos zamanlarında farklı siyasi, inanç, sermaye ve güç çevreleri karşıt gurupları çökertmek için sosyopat eğilimli insanları kullanıyorlar. Tetikçi, tecavüzcü, pedofil, sapkın olma eğilimindeki sosyopat kişilik özelliklerine sahip insanlar internet tuzaklarıyla özellikle "sahipsiz" çocukları psikolojik teknik ve telkinlerle etki altına alıyorlar. Mevcut bütün değerlerden azade yıkıcı kültürlerini veba salgını gibi gençlerin arasında yayıyorlar. Günümüz internet ve yapay zeka teknolojisiyle 300 yılda yaşanabilecek toplumsal tahribatı bir-iki yıla sığdırıyorlar. İnternet ve yapay zekayı saf çıkarcı eylemler için tekellerine alıyorlar.

HERKES GÖZÜNÜ AÇIK TUTSUN. 
ASGARİ MUHAKEME YETENEĞİNİ YİTİRMEK TOPLUMU TÜMDEN UÇURUMA SÜRÜKLER.

Doğruyu yanlıştan ayıran dostlar: Sağlıcakla kalın...
Geriye kalanlar trışka...



Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan Troll Ağları - Eski Bank Asya Çalışanı