Köhnemiş Tekçi Zihniyetin Kürt Analara Reva Gördüğü Muamele
Tekçi zihniyetin hakimiyetinde yaşayan vatandaşlar eşit değildir, olamazlar. Kent ya da kır fark etmiyor. Hangi siyasi görüşte olursa olsun Kürt kimliğini sakınmadan gururla dile getiren kadınlara kentlerde Emniyete sızmış kökten dinci gruplarla iç içe geçmiş ahlaksız fuhuş şebekelerinin arkadan dolarak sinsice yaptıkları sindirme harekâtını, Kürt illerinde açıktan ve aleni olarak yapıyorlar. Uluslararası saygınlığa darbe vuran manzaralar, devlet adına utanç verici sahneler, insan onuruna yakışır gerçek bir demokrasinin inşasının önüne set çeken aymazlığın yansımaları.
Alis, kişisel bloglarında Alevi Kürt kimliğiyle gurur duyan biri olarak çıkar odaklı davalarda birilerinin hedef tahtasına konuldu. Ahlaksız suç şebekelerinin holivud senaristlerine taş söktürecek tezgah ve oyunlarına yıllarca maruz kaldı. Kurumsal destekli ahlaksızlığın neticelerinden biri olarak Alis bir anneler gününde daha evladından ayrı düştü.
Birbirinden çok farklı görünen iki ayrı olay, özünde dönüp dolaşıp aynı yere dayanıyor: Devletin yok saydığı ve aşağıladığı Kürt Kimliği ve devletin gücünü arkasına alan arsız bir zihniyetin her yerden dışavurumu!
Kişisel olan politiktir.
Olayları bu çerçeveden görürsek toplumsal çürümede devletin tekçi zihniyetinin hangi ahlaksız emeller için alet edildiğini daha iyi anlarız. Mardin'de Ercan Uysaler adında bir Emniyet görevlisi Kamuya Hizmet için açılan kurumun tepesinde Pezevenklik yapar, Alis'in mahallesinden ayarladıkları ergen fuhuşçular eliyle haneye tecavüz ve ahlaksız manipulatif belgeler üretilerek yıllarca insanların namusuna leke sürerek Kurum destekli kara propaganda yürütülür. Bunun adına devlet diyorlar sonra.(!) Ortak geçmişten, gelenek ve görenekten gelen kendi asıl öz değerlerini koruyamayan bir yapı saygınlığını yitirmiştir!
