"Markamızın Mayası Sevgi"
Güzel bir fotoğrafın altında tam beğene basacakken fotoya eklenmiş şu notu gördüm:
"Markamızın Mayası Sevgi"
Özü para kazanmak yani kâr etmek olan her şey kapitalizmle uyumludur.
Dünyaya hakim olan Kapitalizm de insanlığa düşman vahşi ve acımasız bir finansal sistemdir.
İnsanı insanlıktan çıkaran bu sistemin yöntemleriyle "girişimcilik" adı altında kendini "marka" haline getirerek, "sevgi" gibi yüce bir insani değeri sermayesine katık edip pazar malzemesi yaparak, insanları farklı hayatlara özendirerek ajitasyonun ve sömürünün yeni versiyonlarını üretmek meselenin özünü değiştirmez. Bilakis sömürüyü ve insanı insanlıktan çıkarma sürecini daha sofistike hale getirir.
Belli bir ücret karşılığında "Kurtuluş" - "Şifa" vaat eden post modern gurularla, Melekleri kiralayan spiritüel yaşam koçlarıyla tek tek ve şahsi olarak bir meselemiz yok. Zira onlar ahlaksız bir finansal sistemde, sistemin sebep olduğu yeni tür psikolojik, biyolojik ve sosyal sorunların yarattığı yeni bir pazarda fırsatçılık yaparak dar çıkarlarını kovalayan birer "girişimci" olduklarının büyük ihtimalle farkında değiller. Çünkü sermayelerinin içinde "sevgi" var, "melekler" var...
Sistemin ürettiği sorunlar tek tek kişilerin belli ücretler karşılığında alacakları hizmetlerle değil, sistem yaklaşımıyla çözüme kavuşabilir.
Kapitalizm herkese iş güvencesi, sağlıklı ve huzurlu bir hayat ya da insana yakışır yaşam şartları vaat ediyor mu? Hayır! Zengini çok zengin fakiri çok fakir eden bir sömürü düzeninde tek tek kurtuluş vaat eden yaklaşımlar çağımızın üfürükçüleri olmanın ötesine geçemiyorlar. Zaten onlar da büyük ihtimalle çok severek yaptıkları işte "ben ekmeğime bakarım" felsefesiyle hareket ediyor. Yüksek değerleri pazar malzemesi yapmak, para bağımlılığı ve kar odaklı her şey mesleğin ana malzemesi olan yüksek insani değerlerle çelişiyor. Şu durumda ortaya, iddia ettikleri bir "Aşkın" insan profili çıkmıyor. "Aşkın İnsan" toplumcu gerçekçiliği idrak etmiş insandır. "Aşkın İnsan" sürekli kâr odaklı iş yapmaz!
81 milyon nüfus "meleklerden yardım almanın tekniklerini" ya da "sermayesinin mayasında sevgi olan" girişimcinin hizmetlerini alma imkanına kavuşsa ne olur?
Eğer gerçekten insanlığa iyilik, sağlık, güvenlik, refah ve saire vaat ediyorlarsa, bu bilgi ve teknikleri ticaret malzemesi yapanların ellerinden alalım devlet olarak anaokulundan itibaren çocuklarımıza kendimiz öğretelim.
İşin mayasında madem ki sevgi var, rant peşinde koşmak yerine insanlığa vaat ettikleri faydaları bilimsel temellere oturtarak toplumun geniş kesimleriyle buluşturmanın kanallarını yaratmaları gerekmez mi?...
-via Alis Metamorphosis
"Markamızın Mayası Sevgi"
Uzakta değil, yanı başımızda dönüyor her şey. Kapitalist piyasa ekonomisinde hemen her şeyin alınır satılır birer metaya dönüştüğünü herkes biliyor. Ancak bu kadar alenisini ilk defa görüyorum.
Bir de "Meleklerden Yardım Almanın Tekniklerini" anlatan program duymuştum.
Kimsenin insanlığı, sevgiyi ve dahi melekeleri metalaştırmayla bir derdi falan yok.
Adamlar dağı taşı toprağı ele geçirmiş sıra Meleklere gelmiş.
Medet Ya Hızır.
Dünyaya hakim olan Kapitalizm de insanlığa düşman vahşi ve acımasız bir finansal sistemdir.
İnsanı insanlıktan çıkaran bu sistemin yöntemleriyle "girişimcilik" adı altında kendini "marka" haline getirerek, "sevgi" gibi yüce bir insani değeri sermayesine katık edip pazar malzemesi yaparak, insanları farklı hayatlara özendirerek ajitasyonun ve sömürünün yeni versiyonlarını üretmek meselenin özünü değiştirmez. Bilakis sömürüyü ve insanı insanlıktan çıkarma sürecini daha sofistike hale getirir.
Belli bir ücret karşılığında "Kurtuluş" - "Şifa" vaat eden post modern gurularla, Melekleri kiralayan spiritüel yaşam koçlarıyla tek tek ve şahsi olarak bir meselemiz yok. Zira onlar ahlaksız bir finansal sistemde, sistemin sebep olduğu yeni tür psikolojik, biyolojik ve sosyal sorunların yarattığı yeni bir pazarda fırsatçılık yaparak dar çıkarlarını kovalayan birer "girişimci" olduklarının büyük ihtimalle farkında değiller. Çünkü sermayelerinin içinde "sevgi" var, "melekler" var...
Sistemin ürettiği sorunlar tek tek kişilerin belli ücretler karşılığında alacakları hizmetlerle değil, sistem yaklaşımıyla çözüme kavuşabilir.
Kapitalizm herkese iş güvencesi, sağlıklı ve huzurlu bir hayat ya da insana yakışır yaşam şartları vaat ediyor mu? Hayır! Zengini çok zengin fakiri çok fakir eden bir sömürü düzeninde tek tek kurtuluş vaat eden yaklaşımlar çağımızın üfürükçüleri olmanın ötesine geçemiyorlar. Zaten onlar da büyük ihtimalle çok severek yaptıkları işte "ben ekmeğime bakarım" felsefesiyle hareket ediyor. Yüksek değerleri pazar malzemesi yapmak, para bağımlılığı ve kar odaklı her şey mesleğin ana malzemesi olan yüksek insani değerlerle çelişiyor. Şu durumda ortaya, iddia ettikleri bir "Aşkın" insan profili çıkmıyor. "Aşkın İnsan" toplumcu gerçekçiliği idrak etmiş insandır. "Aşkın İnsan" sürekli kâr odaklı iş yapmaz!
81 milyon nüfus "meleklerden yardım almanın tekniklerini" ya da "sermayesinin mayasında sevgi olan" girişimcinin hizmetlerini alma imkanına kavuşsa ne olur?
Eğer gerçekten insanlığa iyilik, sağlık, güvenlik, refah ve saire vaat ediyorlarsa, bu bilgi ve teknikleri ticaret malzemesi yapanların ellerinden alalım devlet olarak anaokulundan itibaren çocuklarımıza kendimiz öğretelim.
İşin mayasında madem ki sevgi var, rant peşinde koşmak yerine insanlığa vaat ettikleri faydaları bilimsel temellere oturtarak toplumun geniş kesimleriyle buluşturmanın kanallarını yaratmaları gerekmez mi?...
-via Alis Metamorphosis