TOPLUMUN ALTINI OYANLAR ÇOCUKLARI LAB FARESİ GİBİ KULLANILIYOR
Çocukların körpe zihinleriyle oynuyorlar. Çocuklar başlarda nereden geldiği hakkında fikirlerinin dahi olmadığı telkinlerle içlerine sinmeyen, kendilerini kötü hissettiren davranışlara sevk ediliyorlar. Benzer eğilim ve davranışlar çocuğun okul ve yaşadığı mahalle çevresinden başka çocuklara da empoze edilerek çocukların sistematik olarak maruz kaldığı telkinler sonucu ortaya çıkan uygunsuz eylemlerin "normalleşmesini" sağlıyorlar. Sonrasında bu davranışlar çocuklarda alışkanlığa dönüşüyor. Telkinlere açık zihinler, onları kullanmak isteyenler için kısa sürede elverişli hale getiriliyor. Çocuklara işkence dahi edilse gıkları çıkmıyor, büyüklerinden yardım dahi talep edemeyecek hale geliyorlar. İleri teknolojik yöntemler, dijital manipulasyonlar, akıllı cihazlardan kulağın algılayamayacağı ancak bilinçaltını şartlandıran telkinler, sosyal networklerle kişilerin konum ve arkadaş listesine ulaşılması için kullanılan yapay zeka ve hacker yöntemleri, çocukların bilgisayar oyun gruplarına sızarak onların güvenini sağlamaya çalışan ekiplerle mafya vari yapılanmaların elinde oyuncağa dönüşmüş vaziyette. Siyasi karşıtlıkları kullanarak, insanları yarattıkları kötülük zincirinde rahatlıkla manipüle ederek kişileri araçsallaştırabiliyorlar. İnsan psikolojisine ve zaaflarına hakim bir yapının edimleridir bunlar. Suça ortak etme/ödül döngüsüyle hareket ediyorlar. Amaç, toplumun ortak değerlerine saldırmaktır. Bahse konu, yasa ve ahlaka aykırı organize ve sistematik edimlerin bütünü, uzun vadeli bir projenin görünen parçalarıdır. Anlatacak çok ama çok şey var. Ancak bizler anlatmayı kısa tutup bir an evvel bu şer odağının tepesine balyozu indirmekle mükellef kişileriz. Toplumu çürüten % 1'lik -% 2'lik bir nüfusun yönettiği %98-%99'u temsil ediyoruz. İblisin yeryüzü şubeleriyle mücadele ezelden beridir sürüyor. Bugün farklı maskelerle de olsa aynı şirretliklerini sinsice devam ettiriyorlar. Güçlü olan bizleriz. Bizi ideoloji ve inançlarla parçalara ayırarak başarı kazanıyorlar. Biz insanı savunuyoruz, evrensel değerleri, insanın özündeki iyiliği savunuyoruz. Yaşanan çirkefin ifşasıyla işe başlıyoruz. Ve kötülüğün kök saldığı bir çağda daha onları yenmeyi başaracağımızdan kuşku duymuyoruz.