Çocukları Sanal Telkinle Ağına Düşüren Yasalarüstü Dijital Mayfa
Çocuğunuzu belli bir yaşa gelene kadar internetle baş başa bırakmak onu mayınlı bir arazinin ortasında bırakmaktan farksızdır. Bilinçlenin!
Sağcısı, solcusu, dincisi, seküleri… Ayrım gözetmiyorlar. Çocukların yaşına uygun olmayan her türlü telkini, akıllı telefonlar ve cihazlar üzerinden uygulayan bir şer odağı. Oldukça dinamik ve aktifler. Zarar vermek istedikleri kişilerin çoluk çocuğuna musallat olan bu yapılar çocuklara organize suç kategorisine giren işler yaptırıyorlar. Hacker ekipleri, teknik uzman kadroları ve arka planda çocuk ve gençleri istedikleri yönde hareket etmelerini sağlayacak bilgi birikimleri var, pedagoji ve psikoloji bilen uzman kadroları var. Kötüler. Kötü niyetlerini eyleme dönüştürmek için kurdukları networkler üzerinden kendilerine çalışan elemanlara saliseler içerisinde ulaşabiliyorlar. Mahkeme kalemlerinde, Özel Güvenlik Şirketlerinde ve hatta okuldaki öğretmenler arasında bu kötülüğe gönüllü hizmet edenlere bizzat şahidiz. Emniyet zaten ön yargılı olduğu siyasi görüşteki insanlara yönelik sistematik saldırılara gözlerini yummayı tercih ediyor. Devletin vatandaşına karşı yükümlülükleri ortadan kalktığı durumlarda Dijital Mafyaya hareket sahası açılmış oluyor.
Alis'in çocuğuna 2016'dan beri kancayı takan dijital çete başka bir çok ailenin daha kabusu olmayı sürdürüyor. Bu Şer odağı kökünden kazınacak. Başka çare yok! Çocuğa yaklaşmaması için 6284 sayılı kanun gereği altı ay uzaklaştırma verilmiş Nagihan Gür adındaki TMSF çalışanının - mahkemelerin süreçlere bütüncül bakma acziyetinden ötürü - çocukla iki yıldır aynı açtı altına yaşamasına göz yumulduğu süre zarfında çocuk tehlikelere maruz hale gelmiştir. İnternet bağlantılarında çocuğu korumak için herhangi bir filtre bulundurmayan sorumsuz baba ve babanın yeni eşi Nagihan Gür yüzünden öz annenin korunaklı alanından çekilip alınan çocuk onlarla olduğu ve annesinden tamamen kopartıldığı bir buçuk yıl boyunca dijital suç ağlarının pençesine düşmüştür.
Sağcısı, solcusu, dincisi, seküleri… Ayrım gözetmiyorlar. Çocukların yaşına uygun olmayan her türlü telkini, akıllı telefonlar ve cihazlar üzerinden uygulayan bir şer odağı. Oldukça dinamik ve aktifler. Zarar vermek istedikleri kişilerin çoluk çocuğuna musallat olan bu yapılar çocuklara organize suç kategorisine giren işler yaptırıyorlar. Hacker ekipleri, teknik uzman kadroları ve arka planda çocuk ve gençleri istedikleri yönde hareket etmelerini sağlayacak bilgi birikimleri var, pedagoji ve psikoloji bilen uzman kadroları var. Kötüler. Kötü niyetlerini eyleme dönüştürmek için kurdukları networkler üzerinden kendilerine çalışan elemanlara saliseler içerisinde ulaşabiliyorlar. Mahkeme kalemlerinde, Özel Güvenlik Şirketlerinde ve hatta okuldaki öğretmenler arasında bu kötülüğe gönüllü hizmet edenlere bizzat şahidiz. Emniyet zaten ön yargılı olduğu siyasi görüşteki insanlara yönelik sistematik saldırılara gözlerini yummayı tercih ediyor. Devletin vatandaşına karşı yükümlülükleri ortadan kalktığı durumlarda Dijital Mafyaya hareket sahası açılmış oluyor.
Alis'in çocuğuna 2016'dan beri kancayı takan dijital çete başka bir çok ailenin daha kabusu olmayı sürdürüyor. Bu Şer odağı kökünden kazınacak. Başka çare yok! Çocuğa yaklaşmaması için 6284 sayılı kanun gereği altı ay uzaklaştırma verilmiş Nagihan Gür adındaki TMSF çalışanının - mahkemelerin süreçlere bütüncül bakma acziyetinden ötürü - çocukla iki yıldır aynı açtı altına yaşamasına göz yumulduğu süre zarfında çocuk tehlikelere maruz hale gelmiştir. İnternet bağlantılarında çocuğu korumak için herhangi bir filtre bulundurmayan sorumsuz baba ve babanın yeni eşi Nagihan Gür yüzünden öz annenin korunaklı alanından çekilip alınan çocuk onlarla olduğu ve annesinden tamamen kopartıldığı bir buçuk yıl boyunca dijital suç ağlarının pençesine düşmüştür.