Savunmasız Canlılara Eziyet Etmek Gençler Arasında Moda mı oldu?!
Şiddet öğrenilen bir eylemdir. İnsan doğasında her şey var. İçinde bulunulan çevre, yaşanılan çağ ve daha birçok etken insanın doğasındaki nüveleri besler. İyi olanları da kötü olanları da ortaya çıkarabilecek bir çevre her zaman vardır. Doğada sırf eziyet olsun diye bir hayvanın başka hayvanlara saldırdığını göremeyiz. Ya kendisini korumak ya da beslenme ihtiyacını karşılamak için avlanmaktır hayvanların yaptığı. Ancak insan öyle mi?!…
https://www.youtube.com/watch?v=QPnbY7jv05A
Bu gençlerin rehabilite edilmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde buna önem verilmiyor. İnternette sosyal paylaşım ağlarında şiddeti normalleştiren bir gelenek oluşturulmak isteniyor. Ergen psikolojisine hakim kimi odaklar, oyunlar ve meydan okuma yöntemleriyle gençlerin öfkesini yontarak onları adeta avuçlarının içine alıyorlar. Çocuklarımızı kendi kirli ajandaları uğruna araçsal hale getiriyorlar. Bunların hepsi yaşanıyor. Sanal telkin denen olgu çok yaygın. Bunun zeminini erken yaşlarda dijital ortamda oluşturuyorlar. Akıllı telefonun bulunduğu bir çevre, mekanizmayı devreye koymaları için yetiyor. Farzı misal, çocuklarımızı hayvanlara eziyet görüntülerine sistematik ve yoğun biçimde maruz bırakanlar onların körpe zihinlerini tahrip etmeyi hedefliyor. Toplumsal ortak değerlerimizi alt-üst eden uygunsuz, cinsel yönden obsesif eğilimler küçük yaşlarda telkin ediliyor. Tahribata uğrayan taze zihinler kendilerinden zayıf olana eziyet etmeyi normalleşterek kodlayabiliyor. Çocuklar kendilerini deneyimlemek için evlerinde küçük kardeşlerine de eziyet edebilirler. Savunmasız insanlara ve canlılara zevk için eziyet edenlerin % 1'i bile yaptıklarını yetişkin birer birey olduklarında sürdürme eğilimi gösterse bu şeytani gelenek devam eder.
Çocukluk çağının belli bir döneminde hayvana eziyet vardır. Yeni çağın olayı değil. Ancak dijital teknolojinin gelişimi insanların neyi norm haline getirip getirmeyeceğini de belirler duruma geldi. Bu denli bir kontrolsüzlük ve başıboşluk tehlikeli. Bunun önüne geçmek için eğitim sisteminde müfredata insanlık, farklı olana saygı, diğer canlılara ve çevreye yaklaşımlar ders olarak müfredata konulabilir. Hukukta yasalar yeniden gözden geçirilerek, zayıf olana eziyet edilmesinin suç kapsamında değerlendirilmesiyle oluşturulacak doğru algıyla genç zihinlerin tahrip edilmesinin önüne geçilebilir. 2000'li yıllarda doğan Z kuşağı bu tehlikelere yoğun olarak maruz kalmış bir kuşaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=QPnbY7jv05A
Bu gençlerin rehabilite edilmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde buna önem verilmiyor. İnternette sosyal paylaşım ağlarında şiddeti normalleştiren bir gelenek oluşturulmak isteniyor. Ergen psikolojisine hakim kimi odaklar, oyunlar ve meydan okuma yöntemleriyle gençlerin öfkesini yontarak onları adeta avuçlarının içine alıyorlar. Çocuklarımızı kendi kirli ajandaları uğruna araçsal hale getiriyorlar. Bunların hepsi yaşanıyor. Sanal telkin denen olgu çok yaygın. Bunun zeminini erken yaşlarda dijital ortamda oluşturuyorlar. Akıllı telefonun bulunduğu bir çevre, mekanizmayı devreye koymaları için yetiyor. Farzı misal, çocuklarımızı hayvanlara eziyet görüntülerine sistematik ve yoğun biçimde maruz bırakanlar onların körpe zihinlerini tahrip etmeyi hedefliyor. Toplumsal ortak değerlerimizi alt-üst eden uygunsuz, cinsel yönden obsesif eğilimler küçük yaşlarda telkin ediliyor. Tahribata uğrayan taze zihinler kendilerinden zayıf olana eziyet etmeyi normalleşterek kodlayabiliyor. Çocuklar kendilerini deneyimlemek için evlerinde küçük kardeşlerine de eziyet edebilirler. Savunmasız insanlara ve canlılara zevk için eziyet edenlerin % 1'i bile yaptıklarını yetişkin birer birey olduklarında sürdürme eğilimi gösterse bu şeytani gelenek devam eder.
Çocukluk çağının belli bir döneminde hayvana eziyet vardır. Yeni çağın olayı değil. Ancak dijital teknolojinin gelişimi insanların neyi norm haline getirip getirmeyeceğini de belirler duruma geldi. Bu denli bir kontrolsüzlük ve başıboşluk tehlikeli. Bunun önüne geçmek için eğitim sisteminde müfredata insanlık, farklı olana saygı, diğer canlılara ve çevreye yaklaşımlar ders olarak müfredata konulabilir. Hukukta yasalar yeniden gözden geçirilerek, zayıf olana eziyet edilmesinin suç kapsamında değerlendirilmesiyle oluşturulacak doğru algıyla genç zihinlerin tahrip edilmesinin önüne geçilebilir. 2000'li yıllarda doğan Z kuşağı bu tehlikelere yoğun olarak maruz kalmış bir kuşaktır.