Post modern ifritler her yerde

Hz Musa ve Hz Hızır kıssasındaki Hz Hızır'ı taklide yeltenen (haşa) insan sıfatındaki şeytani ifrit, her milletten, her dinden, her ideolojiden insana karışarak milletin çoluk çocuğuna musallat oluyor, sabilerin canına kıyıyor, onları yoldan çıkararak hayattan soğutuyor. Günün imkanlarıyla (internettir, yapay zekadır, sosyal medyadır) gemi azıya alanlar herkesin en büyük ve asıl düşmanıdır. Herkes kendi ifridinin kolunu büküp atmakla yükümlüdür. Din, dil, ırk, coğrafya gözetmeksizin çocuklar yetişkinlerin, ancak akli selim sahibi olanların gözetimi ve sorumluluğu altında olmalıdır. En üst çatı ise devletlerdir. Dünyanın herhangi bir yerinde reşit olmayan insan evladını tehlikeye atmayı bir savaş yöntemi görenler insan değildir. Bunlar insan soyunu bozup kurutmaya ant işmiş ifritlerdir.



YÜRÜMEYE DEVAM ETTiLER

Hz. Musa ile Hızır (as) yine yürüdüler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır (as) hemen onu öldürdü Hazret-i Musa dedik ki: “Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana nasıl kıyarsın?! Gerçekten sen fena bir şey yaptın!” Hızır (as): Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi?” dedi. Hazret-i Musa: “Eğer, bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme! Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürülebilecek) mazeretin sonuna ulaştın!” dedi.  Bu sözü ile Hazret-i Musa, artık özür dileyecek hâli kalmadığını anlatmak istemişti. Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındı. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar.  Hızır (as) hemen onu doğrulttu. Hazret-i Musa: “Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alabilirdin!” dedi.

HIZIR (AS) OLAYLARIN HiKMETiNi AÇIKLIYOR
Hızır (as) şöyle dedi: “İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim!”  “Gemi var ya, o, denizde çalışan yoksul kimselerindi. Onu kusurlu hâle getirmek istedim.(Çünkü) onların arkasında, her (sağlam) gemiyi gasp etmekte olan bir kral vardı. Erkek çocuğa gelince, onun ebeveyni mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk. Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin!”  Duvara gelince, şehirde iki yetim çocuğun idi; altında da onlara ait bir hazine vardı; babaları ise, salih bir kimse idi. Rabbin istedi ki, o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ben bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte, hakkında sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur!”



Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Küçük bir çocuğun bile onur ve haysiyetiyle oynayacak cibiliyetteki paramiliter çeteler ve kurumlardaki işbirlikçileri

Sağ ve sol paramilitarizmin kirli işlerini ailemizden ve çocuklarımızdan uzak tutun!