Kayıtlar

Sadık Usta etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Felsefe magazin

Resim
Beş günlük Likya Yolu yürüyüşünden dönen Felsefeci Yazar Sadık Usta, ayağının tozuyla Felsefeci Yazar Dücane Cündioğlu ile "Marksizm dogma mıdır, değil midir" tartışmasının ikinci raundunu başlattı. Usta, marksizm konusunda mahalle baskısına mı uğradı? Nezaketiyle tanınan bir düşünür olan Cündioğlu'nun üslubu neden tartışmanın merkezine taşınmak isteniyor? Marksizmi bir teori olarak düşünsel düzlemde irdelemekten ziyade marksist mahalleyi koruma güdüsüyle mi karşı karşıyayız? Öte yandan Cündioğlu, marksizmi dogmatik olarak görmekte ısrar mı edecek? Diyalektik materyalizm ispata tabiyken dogmatik olduğunu iddia etmenin ispatı nedir? Kendini aşkınlık marksizme içkin değil midir? Hepsi ve daha fazlası. İzleyip göreceğiz. 

Keşke hep tartışsalar; ufkumuzu, zihnimizi genişletiyorlar...

Resim
FELSEFE AÇISINDAN DİN ve İDEOLOJİ  "İdeolojisizlik veya inançsızlık felsefe yapmak için dezavantajdır"  Sadık Usta ve Dücane Cündioğlu   Tartışmanın bana düşündürdükleri: Dücane Hoca marksizmin de bir din olduğunu söylüyor. Dinlerin de birer ideoloji olduğunu varsayarak iki şeyi, yani dini ve marksizmi aynı düzleme taşıyor. Felsefeyle, daha doğrusu felsefe yapma imkanıyla mesafede aralarında pek bir fark görmüyor.  Tüm eksiklerine ve hatalarına rağmen SSCB ve Çin'in dünyada insanlık tarihine katkıları din devletlerinden daha fazladır. İnsanlığa katkı akılla, ilimle, sanatla olur. Demek ki aynı düzlemde olmayan başka şeyler var. Ve bu da Marksizmin bir din olmamasından, dini de kapsayan daha geniş bir ideoloji olmasından kaynaklanıyor. Avrupa din ile devlet işlerini ayırdıktan sonra aydınlanma yaşadı. Marksizim de bir ideoloji olarak o aydınlanmadan çıktı. Eksiklerinin olduğu ve farklı yorumlarının olacağı Marks ve Engels tarafından öngörüldü. Yani dinden farklı bir i...

Solcu filozoflar sosyal medyada Dücane Hoca'yı dövüyor

Resim
Filozoflar egolarına yenik düşüp birbirleriyle atışırken bile ufkumuzu genişletiyor. Böyle kaliteli tartışmalara hasret kalmışız. Keşke daha çok polemik çıksa da hep tartışsalar. Çünkü polemikler kamusal alanda ve özellikle sosyal medyada nitelikli tartışmaların ve sorgulayıcı aklın öne çıkmasına da vesile oluyor. Polemiklerin felsefeyi "ucuzlatacağından" korkmayın. Tartışın. Biz burada, sosyal medyada nelere maruz kalıyoruz bir de bunu düşünün. (Biraz Popper'ci bir yaklaşım olsa da bu bir gerçek... )