Farklı görüştekilere düşman ülkenin istihbarat servisleri gibi çalışıyorlar
Devlet olmanın saygınlığından bihaber olanlar, dijital kerhanecilerden medet umarlar.
Para-militer deepfake çetelerini muhalifleri "dize getirmek" için işe koşanlar, günü kurtarma telaşıyla toplumu ayakta tutan son ortak değerlerin dibine kibrit suyu döktüler. Sızdıkları networklerde bir-iki gerçek belgeyle başlattıkları manipülasyonları, kurgu ve sanal gerçeklikle ürettikleri sayısız manipülatif bilgi ve belgeyle devam ettirdiler.
Senaryolarını bilgisayar başındaki "kurgu ekipleriyle"hazırlıyorlar. Psikolojik zeminleri kötücül işlere müsait kişilik özellikleri sergileyen kurgucular, bir süreden sonra yaptıkları işte profesyonel olmaktan uzaklaşarak ego merkezli hareket etmeye başlıyorlar. İnsanların özel hayatlarına müdahale etmenin yarattığı "üstünlük" algısıyla "tanrıcılığa" soyunanların sayısı az değil. Gerçeklik algıları hepten bozulan bu insanlar, kafaya taktıkları kişilere karşı kıskançlık, haset, nefret, takıntı gibi ilkel duygularla hareket etmeye başlıyorlar. Alis'i kafaya takan kişilerde olan biten tam da budur. Zira yıllara yayılan hastalıklı saldırganlığı salt maddi çıkarlarla açıklamak yetersiz kalıyor.
Siyasi güç odaklarına hizmet eden resmi/yarı resmi istihbarat ekiplerinden türeyen dijital çeteleşmelere, çaktırmadan dil çıkarıp göz kırpanlar, işlerine geldiği için ağır hak ihlallerini yıllardır görmezden geldiler. Organize dijital suç çetelerine müdahale etmek yerine kafalarını uzun bir zaman deve kuşu misali kuma gömdüler. Sosyal medyada insanları siyasi görüşlerine göre kategorize edip ispiyonculuğu tabana yayan ahlaksız bir geleneğin üreticisi olmayı kendilerine yakıştıran siyasi güç odakları, hedef tahtasına koydukları insanlara yönelttikleri okların, bumerang gibi dönüp dolaşıp kendilerine dönebileceğini hesap etmiş olmalılar.
Ne demiş ecdadımız: "Keser döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner". Kim başlattıysa bu pisliği yine onlar çözsün. Emniyet ve İstihbarat süreçlerini, Yargıyı manipüle edebilecek boyuta ulaşan çetelerle devlet ilgilenecek.
Para-militer deepfake çetelerini muhalifleri "dize getirmek" için işe koşanlar, günü kurtarma telaşıyla toplumu ayakta tutan son ortak değerlerin dibine kibrit suyu döktüler. Sızdıkları networklerde bir-iki gerçek belgeyle başlattıkları manipülasyonları, kurgu ve sanal gerçeklikle ürettikleri sayısız manipülatif bilgi ve belgeyle devam ettirdiler.
Senaryolarını bilgisayar başındaki "kurgu ekipleriyle"hazırlıyorlar. Psikolojik zeminleri kötücül işlere müsait kişilik özellikleri sergileyen kurgucular, bir süreden sonra yaptıkları işte profesyonel olmaktan uzaklaşarak ego merkezli hareket etmeye başlıyorlar. İnsanların özel hayatlarına müdahale etmenin yarattığı "üstünlük" algısıyla "tanrıcılığa" soyunanların sayısı az değil. Gerçeklik algıları hepten bozulan bu insanlar, kafaya taktıkları kişilere karşı kıskançlık, haset, nefret, takıntı gibi ilkel duygularla hareket etmeye başlıyorlar. Alis'i kafaya takan kişilerde olan biten tam da budur. Zira yıllara yayılan hastalıklı saldırganlığı salt maddi çıkarlarla açıklamak yetersiz kalıyor.
Siyasi güç odaklarına hizmet eden resmi/yarı resmi istihbarat ekiplerinden türeyen dijital çeteleşmelere, çaktırmadan dil çıkarıp göz kırpanlar, işlerine geldiği için ağır hak ihlallerini yıllardır görmezden geldiler. Organize dijital suç çetelerine müdahale etmek yerine kafalarını uzun bir zaman deve kuşu misali kuma gömdüler. Sosyal medyada insanları siyasi görüşlerine göre kategorize edip ispiyonculuğu tabana yayan ahlaksız bir geleneğin üreticisi olmayı kendilerine yakıştıran siyasi güç odakları, hedef tahtasına koydukları insanlara yönelttikleri okların, bumerang gibi dönüp dolaşıp kendilerine dönebileceğini hesap etmiş olmalılar.
Ne demiş ecdadımız: "Keser döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner". Kim başlattıysa bu pisliği yine onlar çözsün. Emniyet ve İstihbarat süreçlerini, Yargıyı manipüle edebilecek boyuta ulaşan çetelerle devlet ilgilenecek.
