Hem bilmiyorlar, bilmediklerini de bilmiyorlar, hem de kötüler; en berbat kombinasyon.

 via Alis Metamorphosis 

On küsür yıldır haber özetleri ve yorumlarımı paylaştığım Bloger ve öncüsü Google+ platformunda yazılarından alıntı yaptığım yazarlara varana kadar beni zan altında bırakan iletişim ve paylaşımlarda bulunan taşeron trollerle karşı karşıya getirildim. Hayatımda hiç görmediğim akrabalarıma, kırk yıldır görmediğim ilkokul arkadaşlarımdan oğlumun ilkokul arkadaşlarını velilerine, ikamet ettiğim yerlerdeki konu komşuya, çalıştığım iş yerlerinden ve mezun olduğum okullardan arkadaşlarıma varana kadar beni zan altında bırakan yayın ve paylaşımlar yapan, nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli iftira düzeneklerini sektöre çeviren sağlı sollu paramiliter çeteler, yargı kararlarını etkileyecek güce de sahip olduklarını defaatle kanıtladılar:  Aile mahkemelerinden savcılık soruşturmalarına uzanan, çocuğun ve annenin yüksek yararını gözetmesi beklenen 'Medeni Yargılama Hukukunun  Re'sen Araştırma İlkesi'nin alenen yok sayıldığı hatalı yargı kararlarına imza attırdılar. Cehennem kaçkını sapkın çetelerin telkinleriyle hareket eden yargı birimlerini suçlarına ortak ettiler. 

"Jigolo mu arıyorsun" diyecek kadar arsızlaşan tayfa

Zan altında bırakmaya programlı yazışma ve paylaşımların olduğunu ilk fark ettiğim geri bildirimlerden biri Cengiz Alğan'ın izaha muhtaç seviyesiz çıkışıydı. "Jigolo mu arıyorsun" diyecek kadar cüretkarlaşan Cengiz Alğan'ın sosyal medyadaki takipçilerine yazdığı "çekin ipini" mesajı, trollerin gücünü açıktan göstermesi bakımından milattı. 'Irkçılığa dur de!' girişiminin kurucularından Cengiz Alğan, bir facebook paylaşımına yaptığım eleştiri üzerine etrafındaki gerici ırkçı taifeye açıktan 'çekin ipini!' talmatı vermişti. Yıl 2016. Kara mizah gibi karşıladığım bu acayip seviyesizliğin üzerinde çok fazla durmadığımı itiraf etmeliyim. Gelin görün ki aslında, sosyal medyada olup bitenlerin ve görünenin ardında yatan ilişki ağlarının açıklık kazanmasıyla, insanı şaşırtacak denli çark eden kişilerin yeni güç koalisyonlarına eklemlenerek sonradan nasıl palazlandıklarını izlemekteydim. Cengiz Algan'ın yazılarını 2012-2013 yıllarında Google Plus çevremeki takipçilerden Tamer Che* isimli kullanıcının (sanırım Demokrat Haber'dendi) paylaştığı bir yazıyla izlemeye almıştım. Alğan'ın etrafına topladığı gerici tayfayla beni açıktan hedef göstererek, 'çekin ipini!'  demesinin kara mizahla ilgisinin olmadığını, 'çekin ipini!' talimatının leş kargaların dilinde ne manaya geldiğini ve nasıl bir örgütlenmeyle çalıştıklarını zaman içinde öğrendik. Anında verilen 'bir daha doğrulamaz'lı 'jigolo mu arıyorsun'lu bel altı saldırıların hiç de boş olmadığını, bunların topuna girenler gayet iyi biliyorlar. BU SEVİYESİZ İTHAMLARIN ARKA PLANINDAKİ İTİBARSIZLAŞTIRMA DÜZENEKLERİ NASIL OLUR DA HİÇ SEKTEYE UĞRAMADAN, ÜSTELİK MİSLİYLE ARTARAK DEVAM EDER?!  Paralel yapılanmanın bakiyesi canlı hücreler devlet kurumlarında ve farklı siyasi oluşumlarda varlığını sürdürdüler. Sosyal ve fiziki çevremizden nitelikli iftira düzeneklerine çalışan kişi ve adreslerle, Emniyet ve Yargıdaki uzantıları 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasından sonra da kirli tezgah ve oyunlarına kaldıkları yerden devam ettiler. Mahalle aralarına yerleştirdikleri adi çetelerle koordine olan siber kumanda masalarında, hedefe koydukları kişi ve grupları zan altında bırakan yayın ve paylaşımlar yaparak dünyanın en sefil, en aşağılık tezgah ve kumpaslarını gelir kapısına çevirdiler. Bu tezgahlarda rol alan komşu kılıklı, arkadaş yüzlü sahtekarlarla kuyumuzu kazmaya çalıştılar. Koskoca adli makamlar ise cehennem kaçkını çetelerin yargı kararlarını manipule etmesine, öyle ya da böyle razı oldular. Devletin vatandaşa karşı anayasada çerçevesi çizilen pozitif ve negatif yükümlülükleri berhava edildi. Bizleri orman kanunlarının işlediği çete düzeninin organize saldırıları karşısında korumasız bıraktılar. Organize çetelere çalışan kişi ve adreslere yönelik cezasızlık politikalarıyla çetelerin önünü açtılar. 

(*) Google +'lı yıllarda  profilde kullandığı fotoğraftan doğru hatırlıyorsam kendisini 2016 civarında Kadıköy-Kartal metrosunda gördüm. 




 



Bu blogdaki popüler yayınlar

Binlerce kişiye gelir kapısı olarak sunulan taşeron troll piyasası

Akran ve siber zorbalıklarıyla çocukları kullanarak evlerin içine sızıyorlar

Film yapımcısı gibi çalışan kurgu ekipleri ve troll ağları